Yolculuk Roma'ya...

Roma gezilecek yerler bakımından Avrupa'nın en zengin yerlerinden bir tanesi. İşte gezilmesi gereken yerler:

1. Kolezyum

Roma gezilecek yerler listenizin ilk sırasına, ünü tüm dünyaya yayılmış olan Kolezyum’u yazabilirsiniz. Flavianus Amfitiyatro adıyla da tanınan görkemli yapı, yaygın inanışa göre adını girişinde yer alan 30 metre yüksekliğindeki Colossus Neronis Heykeli’nden alıyor. 188 metre uzunluğa, 156 metre genişliğe sahip amfitiyatronun inşasına İmparator Vespasian’ın tahtta olduğu M.S. 72 yılında başlanmış.

Zamanında 55.000 kişinin tiyatro oyunlarını, hayvan ve gladyatör dövüşlerini, idamları izlemek için toplandığı yapının açılışı ise 8 yıl sonra İmparator Titus tarafından gerçekleştirilmiş. 450 yıl boyunca imparatorların halk üzerindeki güçlerini pekiştirmek için kullandıkları tarihi yapı, uzun süre önce depremlerden dolayı kullanılamayacak duruma gelse de 2007 yılında Dünya’nın Yeni 7 Harikası’ndan biri olarak seçilmiş.

Eğer Roma seyahatinizde yeterli vaktiniz varsa Kolezyum’un içine mutlaka girin. Yoğun sezonda girişte uzun kuyruklar olabiliyor bu nedenle Roma Pass kartı satın alarak hem Kolezyum’a ücretsiz hem de uzun kuyrukları beklemeden girebilirsiniz. Ya da dilerseniz altta linkini paylaştığım turlardan birine katılarak da bu muhteşem yapıyı keyifle gezebilirsiniz.

2. Roma Forumu

Kolezyum’un batısında yer alan Roma Forumu, 1000 yıl boyunca imparatorluğun ticari, siyasi ve kültürel merkezi olarak kullanılmış. Romalılar’ın daha çok Forum Magnum adıyla andıkları bölgenin alanı içerisine M.Ö. 5. yüzyıldan M.S. 7. yüzyıla kadar pek çok dini yapı, anıt ve yönetim binası inşa edilmiş.

18. ila 20. yüzyıllar arasında gerçekleştirilen çeşitli kazı çalışmaları sonucunda gün yüzüne çıkartılan bu tarihi yapıların en önemlileri olarak Septimius Severus Zafer Takı, Vesta Tapınağı ve Vesta Bakireleri Evi, Curia, Kastor ve Polluks Tapınağı, Titus Zafer Takı, Vespasianus Tapınağı, Satürn Tapınağı, Antoninus ve Faustina Tapınağı gösteriliyor.

 Tur Tavsiyesi:  Hızlı Giriş: Kolezyum ve Antik Roma Yürüyüş Turu‘na katılarak bölgeyi canlı rehber (İngilizce) eşliğinde keyifle gezebilirsiniz.

3. Navona Meydanı

Hareketli yapısıyla Roma kent yaşamını gözlemlemek isteyenlere cazip fırsatlar sunan Navona Meydanı, Papa X. Innocent’in isteği doğrultusunda M.S. 1. yüzyılda, İmparator Domitian tarafından yaptırılan bir stadyumun yerine inşa edilmiş. Tasarım açısından yerini aldığı stadyumu andıran alan çevresindeki kafeler, soluklanmak ve performanslarını sergileyen sokak göstericilerini izlemek için oldukça idealler.

İçlerinde Bernini’nin tasarladığı Dört Nehir’in de bulunduğu 3 çeşme ile süslenmiş Barok stilli meydanın hemen arkasında Sant Agnese in Agone, yakınında ise Roma’nın en ünlü dini yapılarından birisi sayılan San Luigi dei Francesi yer alıyor.

 Otel Tavsiyesi:  17. yüzyıldan kalma tarihi bir binada hizmet veren 4 yıldızlı Eitch Borromini Palazzo Pamphilj, meydandaki en güzel otellerden biri. Bu bölgede konaklayarak şehirdeki birçok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz.

4. Pantheon

“Tüm Tanrıların Tapınağı” Pantheon, 118-125 yılları arasında İmparator Hadrian tarafından inşa ettirilmiş. Pagan Roma tanrılarına adanmış tapınağın inşa edilme nedeni, M.S. 80 yılında yanan eskisinin yerine geçmesiymiş. Hatta yapının önünde yanan tapınağı yaptıran Marcus Agrippa’ya ithaf edilmiş bir yazı ve iki heykel yer alıyor.

Asli görevini 5 yüzyıla yakın bir süre devam ettiren dini yapı, Roma’nın Hıristiyanlığı benimsemesinin ardından 609 yılında Bakire Meryem’e adanarak kiliseye çevrilmiş.

Mimarisi ile konuklarını büyüleyen kilisenin en görkemli kısmını, ortası güneş ışığının içeri girmesini sağlayacak şekilde tasarlanmış 43 metre çapa ve yüksekliğe sahip kubbesi oluşturuyor. Yapının içerisinde krallara, sanatçılara ve mimarlara ait çok sayıda mezar bulunuyor.

Adres: Piazza della Rotonda, 00186 Roma

Ziyaret Saatleri:  09.00-19.30

5. Trevi Çeşmesi (Aşk Çeşmesi)

Roma gezilecek yerler listesinde sırada Poli Sarayı’nın bitişiğinde yer alan ve mimari açıdan göz alıcı güzelliğe sahip Trevi Çeşmesi bulunuyor. Ana teması deniz olan çeşmenin yapımına Papa XII. Clement’in isteği doğrultusunda 1732’de Heykeltıraş Nicola Salvitarafından başlanmış. Çok sayıda sanatçının desteğiyle 30 yılda tamamlanabilen yapıtın orta kısmında, ana temasını vurgulayan 2 deniz ulağının çevrelediği Neptün figürüne yer verilmiş. Bu heykelin sağında ise suyun kaynağını keşfeden bakire betimlenmiş.

Aşk Çeşmesi adıyla da anılan tarihi eseri mimarisi dışında popüler kılan başka bir özelliği daha var. Yaygın bir kanıya göre sağ eli ile sol omzunun üzerinden çeşmeye para atanların dileklerinin kabul gördüğüne inanılıyor. Bu yüzden gündüz vakti havuzunun başı oldukça kalabalık oluyor. Bence hazır Roma’ya gelmişken, siz de bir deneme yapıp çeşmeye para atın. Bu tarz şeylere inanmasanız bile yoksullara yapılan yardıma katkı sağlamış olursunuz.

 Otel Tavsiyesi:  Çeşmeye 50 m, Barberini Metro Durağı’na 5 dk uzaklıktaki 3 yıldızlı Trevi Beau Boutique Hotel bölgenin en güzel otellerinden biri.

Adres: Piazza di Trevi, 00187 Roma

6. İspanyol Merdivenleri

Aşk Çeşmesi’ne yürüyerek 10 dakika uzaklıktaki İspanyol Merdivenleri, Romalılar için önemli bir buluşma noktası konumunda. Önünde bulunan meydan ile birlikte adını yakınındaki İspanyol Elçiliği’nden almış olan sosyal açıdan çevresi hareketli merdivenler, 1723-1726 yılları arasında Francesco De Sanctis tarafından Kral XV. Louis için inşa ettirilmiş.

Meydanın üst kısmında yer alan Trinita dei Monti Kilisesi’ne rahatça ulaşılabilmesi için tasarlanan merdivenlerin tam karşısında kentin en önemli alışveriş caddelerinden birisi sayılan Via Condotti, alt kısmında ise kayık şeklinde tasarıma sahip Fontana della Barcacciayer alıyor. Roma’da gezerken yorulduğunuzda bu güzel merdivenlere oturun ve biraz soluklanın.

 Otel Tavsiyesi:  Via Condotti’deki tarihi bir binada, Piazza di Spagna’nın yakınında yer alan 5 yıldızlı lüks The Inn at the Spanish Steps bölgenin en dikkat çeken otellerinden.

Adres: Piazza di Spagna, 00187 Roma

7. Castel Sant Angelo

Siyasal karmaşaların vuku bulduğu dönemlerde papaların ikametgâh olarak kullandıkları, Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın esir tutulduğu Castel Sant Angelo, 139 yılında İmparator Hadrianus ve ailesinin mozolesi olarak inşa edilmiş. Bir koridor aracılığyla Vatikan Sarayı’na bağlanmış olan tarihi yapı, İmparator Aurelianus döneminde kent surlarına dâhil edilmiş.

Şu anki görünümünü Orta Çağ’da kazanarak kale haline gelen yapının içerisinde günümüzde Museo Nazionale di Castel Sant’Angelo faaliyet gösteriyor.

Ölülere ait küllerin saklandığı kapları görebileceğiniz Sala delle Urne ve göz alıcı freskleri ile hayranlık uyandıran Sala Paolina’nın en önemli bölümlerini oluşturduğu müze dışında kaleye ulaşımı sağlayan Ponte Sant Angelo’ya mutlaka zaman ayırmanızı öneririm. Hatta Terrazzo dell Angelo’ya çıkarsanız, Aziz Petrus Bazilikası’nın ve Tiber Nehri’nin enfes manzarasını izleyebilirsiniz.

Adres: Lungotevere Castello, 00193 Roma

Ziyaret Saatleri: Pazartesi hariç 09.00-19.00

8. Palatino Tepesi

Kentin en eski bölgesi olarak anılan Palatino Tepesi, Forum’un sadece 40 metre kadar yukarısında yer alıyor. Roma Mitolojisi’ne göre imparatorluğun kurucusu ikiz kardeşler Romulus ve Remus, bir dişi kurt tarafından bu tepedeki bir mağarada büyütülmüş.

Arkeolojik çalışmalar sonucunda efsanenin doğru olabileceğini destekleyen M.Ö. 9. yüzyıldan kalma kulübe kalıntıları keşfedilince, İtalya’nın başkentinin temellerinin bu tepede atıldığına inanılmaya başlanmış.

Efsaneyi bir kenara bırakacak olursak, tepe Antik Roma hakkında bilgi edinmeyi isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Çünkü tepede İmparator Augustus’un ve eşi Livia’nın evleri başta olmak üzere Kybele Tapınağı, Flavia Sarayı, Farnese Bahçeleri, Hipodrom gibi önemli yapılar yer alıyor. Palatino’da ayrıca bölgenin altın çağı ile ilgili pek çok buluntunun sergilendiği küçük bir müze faaliyet gösteriyor.

 Tur Tavsiyesi:  Kolezyum, Roma Forumu ve Palatino Tepesi adlı paketi satın alarak bölgeyi keyifle gezebilirsiniz.

Adres: Via di San Gregorio, 30 Roma

Ziyaret Saatleri: 08.30-19.00

9. Campo de’ Fiori

Günün 24 saati hareketliliğin yaşandığı Campo de’ Fiori, popülaritesini büyük oranda 1869’dan beri haftanın 6 günü kurulan sokak pazarına borçlu. Adını dilimize “Çiçek Bahçesi” olarak çevirebileceğim meydanda taze meyve ve sebze çeşitlerini satın alıp, yerel alışveriş kültürünü deneyimleyebileceğiniz pazarın dışında kokteyl barları, restoranlar ve zaman geçirebileceğiniz oturma alanları bulunuyor.

Tiber Nehri ile Navona Meydanı arasında kalan alanı süsleyen heykel ise aykırı düşünceleri nedeniyle 1600’de burada yakılarak idam edilen İtalyan Filozof Giordano Bruno anısına 1889 yılında dikilmiş.

Bu arada pazarda yer alan bazı tezgahlarda ucuz hediyelik eşyalar da satılıyor. Hatta satılan ürünlerin bazılarının pahalı dükkanlarda satılanlardan farkı yok, göz atabilirsiniz. İşin aslı bu pazar çok ufak, tezgah sayısı sınırlı. Ama yine de şehrin bu popüler meydanını ve pazarını görün derim.

 Otel Tavsiyesi:  Bu canlı meydan ve çevresinde bir yerde konaklamak isterseniz 3 yıldızlı Boutique Hotel Campo de’ Fiori güzel bir seçenek.

10. Villa Borghese

Sahip olduğu 1.700 dönümlük alanı ile sadece Roma’nın değil, Avrupa’nın en geniş kent parklarından birisi sayılan Villa Borghese, şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için ideal bir mekân. Doğal güzelliklerin Roma sanatı ile buluştuğu park, 1901 yılında kent meclisi tarafında Borghese Ailesi’nden satın alınan bahçelerin içerisine 1903’te kurulmuş.

Bünyesinde özellikle çocuklu ailelerin keyifli zaman geçirecekleri Roma Hayvanat Bahçesi’ni, 19. yüzyıl mühendisliğinin başarılı örneklerinden Pincio’nun Su Saati’ni, Londra’daki Shakespeare Tiyatrosu’nun birebir kopyası Silvano Toti Tiyatrosu’nu barındıran parkta yürüyüş yaparken her biri ayrı güzellikteki çeşmelerin, koruların ve bahçelerin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Adres: Piazzale Napoleone, 00197 Roma

11. Trastevere

Arnavut kaldırımlı dar sokaklarını çevreleyen tarihi yapıları ile konuklarına otantik bir atmosfer sunan Trastevere, Tiber Nehri’nin batısında bulunuyor. Küçük dükkânlarında ilginç objeler bulabileceğiniz, restoranlarında ve barlarında yerel lezzetlerin tadına bakabileceğiniz tarihi yerleşimde en çok ilgiyi Azize Meryem Bazilikası çekiyor. Dini yapı, kentin henüz tam olarak Hıristiyanlığı benimsemediği 3. yüzyılda Papa I. Callistus tarafından inşa ettirilmiş.

Listenin birkaç sıra yukarısında bahsetmiş olduğum Campo de’ Fiori ve bazilika ile birlikte konuklarına enfes Roma manzarası sunan Janiculum Tepesi, Rönesans zamanında inşa edilen en etkileyici yapılardan birisi olan Villa Farnesina, zengin bir sanat koleksiyonunu barındıran Galleria Spada yerleşim bölgesinde ziyaret etmenizi tavsiye edeceğim diğer mekânlar.

 Otel Tavsiyesi:  Eğer şehrin bu güzel bölgesinde konaklamak isterseniz eski bir manastır binasında hizmet veren 4 yıldızlı VOI Donna Camilla Savelli Hotel‘i inceleyebilirsiniz.

 

47
Okunma