Üç ayrı kent üç farklı Çin

‘Dünyanın kapalı kutusu’ iken 1980’lerden bu yana uyguladığı açılım politikası sonucu büyüyen ekonomisi, askeri gücü ve siyasi etkisiyle Çin

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde dünyanın 1 numarası olacağı tahmin edilen bu ‘süper güç’, siyasette ise sosyalizmi ve merkezi denetimi hâkim kılıyor. Ülke her şehirde farklı bir yüzünü sunuyor ziyaretçilerine. Şanghay’ın yanı başındaki Nantong, dünyanın en genç sanayi kenti. Kartpostallardaki Çin’i görmek için Suzhou’ya gitmek gerek. Pekin ise devletin her adımda kendini hissettirdiği, yüksek güvenlikli bir başkent.

NANTONG

Kalkınmanın açık hava müzesi

Dünyanın en büyük kentlerinden Şanghay’ı dünyanın en yeni sanayi kentlerinden biri olan Nantong’a bağlayan köprünün üzerindeyiz... Yangtze Nehri’nin iki yakasını birleştiren, 8 bin 200 metre uzunluğundaki bu dev yapı, köprüden daha çok ‘nehir otobanı’ iddiasıyla önümüzde uzuyor.

İstanbul’dan Şanghay’a geleli henüz birkaç saat oldu. Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nin Basın Dairesi Başkanı Xie Xinxing ile ışıltılı Şanghay’ın tadını çıkaramadan Nantong’a hareket ettiğimize üzülüyorduk ki Çin’in megayapıları tüm dikkatimizi çekmeyi başardı. Bu ‘nehir otobanı’ da aslında ertesi sabah güne merhaba diyeceğimiz liman şehri Nantong’un ön habercisiydi.

Nantong, uluslararası ileri teknoloji firmaları ve gelişmiş altyapısıyla dev bir şantiyeyi andırıyor. Sokaklarında dolaşırken her an baretli emekçileri görmek mümkün. Çin’in nasıl dünyanın en iyi 2’nci ekonomisi olduğunu anlamak için bu açık hava müzesinde dolaşmak yeterli.

SUZHOU

Kartpostallardaki Çin

‘Cennetin yeryüzündeki yansıması’ olarak kabul edilen şehir, Nantong’taki üst üste dizili dev yolların, ileri teknoloji parklarının ardından Çin’in binlerce yıllık tarihini gözler önüne seriyor. Oysa Nantong’a otomobille sadece 1 saat 15 dakika mesafede. Çin İmparatorluğu’nun 2 bin yıllık hanedanlık dönemine ait eserleri ile göz kamaştıran Suzhou, ‘Gelenekten geleceğe’ sloganıyla geçmişi yaşatırken geleceği yakalamayı başarmış bir kültür ve inovasyon şehri.

Bugünkü Suzhou’nun geçmişle arasındaki en önemli bağı, UNESCO tarafından koruma altına alınmış 500 yıllık hanedanlık bahçeleri kuruyor. Uluslararası Çin Radyosu Türkçe Servisi Direktör Yardımcısı Tang Jiankun, bu bahçelerin kendileri için önemini şöyle anlatırken “Burası sadece bir bahçe değil. Çin sanatını, felsefesini ve kültürünü yansıtan önemli bir mekân. Çinlilerin en çok vurguladığı ‘uyum’ kavramını burada görmek mümkün” diyor.

Suzhou’nın geceleri ise ayrı bir güzel. Kanallarla çevrili şehir içi kalabalığı, vitrinleri, sokak lezzetleri ile tam bir turizm kenti. Ancak Çin’in genelinde gözlemlediğim İngilizce sorunu en önemli turizm noktalarından biri olan Suzhou’da eksiğini daha fazla hissettiriyor.

PEKİN

Tiananmen Meydanı ve Yasak Şehir

Suzhou’dan sonraki durağımız Pekin. 2008’de Olimpiyatlara ev sahipliği de yapan bu dünya başkentine ulaşmak için yüksek hızlı trenle yolculuk ediyoruz. Hızı saatte ortalama 310 kilometre olan trenle yaklaşık Edirne-Kars arası bir mesafeyi (1200 kilometre) 5 saatte aşıyoruz.

Kente indiğimiz andan itibaren yüksek güvenlik göze çarpıyor. 1417’de inşa edilen, ‘Ulusun Kapısı’ olarak anılan ünlü Tiananmen Meydanı’na doğru yola çıkıyorum.

Hava kararmış ancak insanlar hâlâ sokakta. Genişlikleri 5-6 şeridi bulan bulvarları geçtikçe, kontroller sıklaşıyor. Her sokak başında önce ikişer polis görüyorum. İlerledikçe polis sayısı artıyor ve sokak başları ‘kontrol noktası’ haline geliyor. Tiananmen’e çıkan son sokak ise tamamen kapalı. Bir röntgen cihazı var. Çin vatandaşları sırayla bu cihazdan geçmeyi bekliyor. Bu sırada dikkatimi yüz tarama cihazı çekiyor. Evet, şehrin meydanına girmek isteyen Çinliler önce yüz taramasından geçiriliyor. Cep telefonumla bu anı görüntülemeye çalışırken fark ediliyorum. Küçük çaplı bir sorgudan sonra bırakıyorlar. Artık 1989’da aydınların, öğrencilerin ve işçilerin demokratikleşme için tankların önünde durduğu o sembol meydandayım.

Tiananmen, Çin İmparatorluğu’nun 1911’deki Xinhai Devrimi’ne kadar yönetim yeri olan Yasak Şehir’in kapısı konumunda. İmparatorluk sarayına ‘Yasak Şehir’ denilmesinin nedeni, o zamanlar bu bölgeye imparatorluk ailesi ve çalışanlar dışında kimsenin girip çıkamaması. Dev komplekste 9999 oda var. Çin inancına göre 10 rakamı Tanrı’ya ait, 9 ise Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi konumundaki imparatora.

Yasak Şehir’in kapısında Çin’in devrimci lideri Mao Zedung’un dev fotoğrafı bulunuyor. Fotoğrafın hemen karşısında, Tiananmen’in ortasında ise anıt mezarı.

Meydandan ayrılma zamanı geliyor. Gelirken geçtiğim polis, dönüşte yolu tamamen kapatmış. Artık sokaktaki insanlar yok denecek kadar az. Meydandan çıkıp yaklaşık beş metre genişliğindeki kaldırımdan otele doğru ilerlerken polis yeraltı geçidinden yolun karşısına geçmemi istiyor. Yolun diğer tarafına geçince, ana caddeden değil ara sokaklardan ilerlemem gerektiğini bariyerlerin çizdiği yoldan anlıyorum.

BUNLARA DİKKAT EDİN

* *Neredeyse hiç döviz bürosu görmedim. Dolarla alışverişi pek çok yer kabul etmiyor. Bunun da ötesinde ülke genelinde online (QR kod ile) ödeme hâkim. Yuan’ı hazır edip gitmekte fayda var.

* Ülke genelinde birçok internet sitesi, arama motoru ve sosyal medya uygulamasına erişim engeli var. Gitmeden ‘VPN nedir, nasıl kullanılır’ videolarını izleyin.

Çin vizesine en az 5’er kişilik gruplar halinde ya da tur şirketleri üzerinden başvurmak gerekiyor. Bireysel başvurulara olumlu yanıt almak mümkün görünmüyor.

127
Okunma