Turizmde yükselen trend: Kamp tatili

Corona virüs salgınıyla birlikte tatil alışkanlıkları da değişti. Doğa tutkunlarının gözdesi olan kamp turizmine pandemi sonrası ilgi daha da arttı. Pandemi sonrası tüketicilerin kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayacağı alanlara yöneleceğine dikkat çeken Ekonomist Dr. Rahmi İncekara, "Bu nedenle doğayla iç içe, kalabalıktan uzak, sosyal izolasyonun olduğu yaz dönemi geçireceğiz. Başta çadır turizmi olmak üzere kamping alanlarının daha artış trendine geçtiği, dağ evlerinin olduğu, butik otellerin ön plana çıktığı turizm dönemini yaşayacağız" dedi.

Corona virüsün etkilediği sektörlerin başında turizm geliyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) 2020 yılı için uluslararası turist sayısında yüzde 30 ve üzerinde kayıp öngördüğünü açıkladı. Turizm gelirlerinde ise en az 300 ila 450 milyar dolar arasında düşüş tahmin ediliyor.

Normalleşme yol haritasını çizen vatandaşlar ise tatil alışkanlıklarını bu yıl yeniledi. Özellikle pandemi sonrası hijyen, sosyal mesafe ve izolasyon nedeniyle tatilcilerin tercihleri değişti. Son yıllarda daha da artan doğa tutkunlarının vazgeçilmezi kamp turizmine pandemi sonrası ilgi katlandı.

Turizm, eğlence, konaklama, havayolu ve ulaşımla ilgili faaliyetlerin süreçten negatif yönde etkilendiğini anlatan İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara, sektörün bu yılki durumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

"DÜNYANIN TURİZM GELİRİ DÜŞECEK"

Turizmle ilgili beklentilerin bu yıl ciddi anlamda yenilendiğine dikkat çeken Dr. Rahmi İncekara, "Ülkeler turizm gelirleriyle ilgili ajandalarda gelirlerini hep düşük düzeyde tuttular. Buradaki en önemli gelişmelerden biri başta Afrika ve AB ülkelerinde turizmin ciddi anlamda alarm vermesi oldu. 120 milyar euroluk bir turizm gelirine sahip İspanya ve İtalya gibi ülkeler özellikle turizm ajandalarında ciddi anlamda bir düşüş trendi beklemektedirler. Bu ülkeler pandeminin hızlı bir şekilde arttığı dönemde kendi ajandalarına turizm gelirini sıfır olarak yazmıştı. Bunları göz önüne aldığımızda ülkelerin turizm anlamında gelirlerinde bir düşüşünün olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

"DOĞAYLA İÇ İÇE TATİL REVAÇTA OLACAK"

Dünyada yaşanan duruma paralel olarak yerli turistin de turizm alışkanlığında değişikliğe gideceğinin altını çizen Dr. İncekara, Türkiye’nin turizm beklentisi ve tatil seçimine ilişkin şunları söyledi:

"Türkiye önemli derecede turizm gelirleri elde edilen bir ülke. 2019 rakamlarına baktığımızda Türkiye'nin 35 milyar dolarlık geliri söz konusudur. Bu gelir Türkiye'nin ödemeler bilançosuna pozitif yönlü etki ediyor. Cari dengede hizmetler kalemi altında yer alan turizm oldukça önem arz ediyor.

Türkiye, cari açığın finansmanında turizmi etkin bir şekilde kullanıyor. Turizm sektörünün istihdam kısmına etki ettiğini görüyoruz. Türkiye açısından bakıldığında Rusya yaklaşık 7, İran 2, Almanya ise 5 milyon turist gönderen bir ağırlığa sahiptir. Bu ülkelerden gelebilecek olan turistler bizim için önem arz ediyor. Bu yıl turizm için ne yapabilirsek bizim için bir kar olacak. Tercih noktasında şehrin kalabalığından ziyade butik oteller, doğal izole olan, doğal güzellikleri olan yerlere fazla talep söz konusu olacak.

Önceki yıllarda turist otelde bütün ihtiyaçlarını karşılıyordu. Fakat bu tip alanlarda sosyal izolasyona riayet edecek olan turistler, kalabalık alanlar ve açık büfeleri tercih etmeyerek, her şey dahil seçenekleri seçmeyerek kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayacağı alanlara yönelecek. Bildiğimiz tatil kalıplarının dışına çıkılacak. Tüketicilerin doğayla iç içe olan, kalabalıktan uzak, sosyal izolasyonun olduğu bir yaz dönemi geçireceğiz. Başta çadır turizmi olmak üzere kamping alanlarının daha artış trendine geçtiği dağ evlerinin olduğu butik otellerin ön plana çıktığı turizm dönemini yaşayacağız"

TURİZM SEKTÖRÜNÜN UMUDU TEMMUZ VE AĞUSTOS

Almanya, İran ve Rusya gibi ülkelerin Türkiye’ye göndereceği turistlerin çok önem arz ettiğine dikkat çeken Ekonomist Dr. Rahmi İncekara, "Özellikle İran ve Rusya açısından bakıldığında buradaki vakaların artış trendinde olması, Almanya'nın da 31 Ağustosa kadar vatandaşlarını AB dışına göndermeme kararı alması yabancı turist açısından önemli derecede engel olarak karşımıza çıkıyor.

Şirket ciroları açısından baktığımızda tüm şirketlerin yaklaşık yüzde 25-30'luk bir ciro kaybı yaşayabileceği gerçeği söz konusu. Özellikle turizmle ilgili sezon belki başlangıç noktasında gibi gözükse de bunun hazırlıkları şubatta başladı, kasıma kadar da sürecek. Özellikle yaz aylarında haziran, temmuz ve ağustos aylarını çok turistle geçirebilirsek bizim açımızdan avantaj arz edecektir. Geçtiğimiz yıl itibariyle baktığımızda 35 milyar dolarlık bir getiri vardı burada önemli derecede bir düşüş olabilir.

Turizmin bu yıl yerli turistten besleneceğini düşünüyorum. Bu da izolasyon ve mesafe göz önüne alınarak gerçekleştirilecektir" ifadelerini kullandı.

704
Okunma