Sanatsever gezginler için Avrupa'nın en iyi 10 sanat şehri

Köklü ve zengin tarihiyle Avrupa yüzyıllar boyunca, sanatta çığır açan dahi isimlerin yetiştiği, sanat tarihinin yönünü değiştiren akımların ortaya çıktığı bir yer oldu.

Elbette bu da Avrupa'nın özellikle de bazı şehirlerini sanatseverler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler haline getiriyor. Brandlifemag.com editörleri, Rönesans'ın baş yapıtlarına, ressamlara adanmış özel müzelere, mimari şaheserlere, sokak sanatının en ilginç örneklerine ev sahipliği yapan, sanatın kalbinin attığı on şehri ve bu şehirlerin mutlaka görülmesi gereken müzelerini sizin için listeledi.

Floransa

İtalyan Rönesansı’nın doğduğu yer denebilecek Floransa, hiçbir müzesini gezmeseniz bile zaten sanat dolu sokaklarıyla, başlı başına bir açık hava müzesi niteliğinde bir şehir. Burada görebileceğiniz binlerce eserden en ünlüleri arasında Galleria dell’Accademia’da bulunan Michelangelo’nun Davut heykeli ve Uffizi’deki Boticelli’nin Venüs’ün Doğuşu tablosu bulunuyor. Duomo Katedrali’nin muhteşem mimarisi de sizi büyüleyecek.

Paris

Sanat ve müze dendiğinde akla ilk gelen şehir kuşkusuz Paris. Ne de olsa dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi Louvra’a ev sahipliği yapıyor. Louvre’un en ünlü eseri Mona Lisa olsa da, bu dev müzenin tarih öncesi çağlardan 21. yüzyıla kadar uzanan geniş bir koleksiyonunun tamamını görmek aslında günler boyu sürebiliyor. Orsay Müzesi’nde ise Van Gogh, Paul Cézanne, Cloude Monet ve Paul Gauguin gibi en ünlü empresyonist ressamların eserlerini görebilirsiniz. 20. yüzyılın mimarisinin en güzel örneklerinden olan Centre Pompidou ise daha modern dönemlerden eserleri görebileceğiniz bir başka ünlü müze.

Londra

Londra’daki en ünlü müzelerin birçoğu devlet tarafından işletildiği için ziyaretçilerinden giriş ücreti alınmıyor. British Museum, Victoria & Albert Museum, National Portrait Gallery ve Tate Modern bunlardan bazıları. British Museum’da dünyanın dört bir yanından toplanan objelerle insanlık tarihinin izini sürebilirsiniz. Tate Modern’da ise Andy Warhol gibi daha modern dönem sanatçılarının eserleri bulunuyor. Tüm bu müzeler sanata doymanıza yetmediyse şehrin en trendy bölgesi olan Shoreditch’e gidip Banksy dahil olmak üzere günümüzün en ünlü sokak sanatçılarının şehre ve sanat tarihine kazandırdıklarını görebilirsiniz.

Roma

Attığınız her adımın sizi tarihin başka bir dönemine götürdüğü şehir Roma’da, Julius Sezar’ın ayak izlerini takip edebilir, gladyatörlerin dönemini gözünüzün önüne getirmeye çalışabilir ve Vatikan’da Michelangelo’nun imzasını taşıyan Sistine Şapeli’nin tavanı karşısında büyülenebilirsiniz. Arkeolojik şaheser Kolezyum’dan Trevi Çeşmesi’ne ve hem bahçeleriyle hem de Caravaggio’nun en önemli tablolarına ev sahipliği yapmasıyla ünlü Galleria Borghese’e dek uzanan çeşitliliğiyle Roma’da asla sanattan uzak kalmayacaksınız.

Amsterdam

Amsterdam, ünlü Hollandalı ressam Van Gogh’a adamış dev müzesinde dahi ressamın kısacık sanat hayatını tüm detaylarıyla sergileyerek sanatseverleri mutlu ediyor. Öte yandan şehrin bir diğer büyük müzesi olan ve 1798’de açılan Rijksmuseum da Rembrandt, Vermeer ve Frans Hals gibi diğer ünlü Hollandalı ressamların eserlerini sergiliyor.

Viyana

Viyana, klasik başyapıtlarla güncel sanat müzelerinin uyum içinde birbirine karıştığı bir şehir. 60 bin metrekarelik Museumsquartier bölgesi birçok sanat kuruluşuna ev sahipliği yapıyor. Albertina müzesi ağaçbaskı, taşbaskı ve gravür gibi tekniklerle yapılmış on binlerce baskı eseri barındırırken Viyana sanat tarihi müzesi Kunsthistoriches ise Mısır, Yunan ve Antik Roma koleksiyonlarıyla göz kamaştırıyor. Şehrin mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir diğer müzesiyse görkemli Belvedere sarayı. Burada Gustav Klimt’in en geniş eser koleksiyonunu görebilirsiniz.

Berlin

Berlin’in eşsiz tarihi, onun ruhunu buradaki diğer tüm şehirlerden farklı kılıyor ancak her ne kadar daha yakın tarihiyle öne çıksa da Babil ve Antik Yunanistan’dan gelen eserleriyle Pergamon Müzesi ve şehirdeki sayısız modern sanat galerileri burayı sanatseverler için de bir cennet haline getiriyor. Elbette Berlin Duvarı’nın kalıntılarına resmedilen sokak sanatı eserleriyle şehrin özgülüğünün bir simgesi haline gelen East Side Gallery de burada mutlaka görmeniz gereken bir başka sanat durağı.

Bilbao

Bilbao’nun en ünlü müzesi Frank Gehry tarafından tasarlanan ve 1997’de açılan Guggenheim Müzesi. Burası aynı zamanda İspanya’nın da en büyük müzelerinden biri ve barındırdığı sergiler düzenli olarak değişiyor. Müzenin etrafında ise Bilbao’nun, Louise Bourgeois, Jeff Koons ve Anish Kapoor gibi sanatçıların eserleriyle dolu bölgesi yer alıyor.

Venedik

Venedik denince akla ilk labirent gibi kanalları ve romantik gondol yolculukları gelse de şehir sanat koleksiyonları açısından da epey iddialı. Titian ve Veronese gibi Rönesans dahilerinin yanı sıra Peggy Guggenheim koleksiyonu gibi çağdaş sanat eserlerini de barındıran Venedik, ayrıca geçen haftalarda Bruno Catalano’nun heykel koleksiyonu sebebiyle değindiğimiz Venedik Sanat Bienali gibi etkinliklere de sahne oluyor.

Barselona

Barselona ve sanat dendiğinde akla Picasso, Gaudi ve Miro geliyor. Bu üç ünlü sanatçı da şehre kendi izlerini bırakmış. Sıcak, samimi ve renkli Barselona’da zaten Gaudi’nin eserlerini gözden kaçırmanız imkansız. Şehrin silüetinin en dikkat çekici yapısı Sagrada Familia ve Barselona’nın en güzel manzarasını sunan Park Guell bunlardan ikisi. 20. yüzyıl sanatının en önemli isimlerinden Pablo Picasso’nun dört binden fazla eserine ev sahipliği yapan Picasso Müzesi ve yine 20. yüzyıl sanatının en etkileyici eserlerine imza atan bir sanatçı olan Joan Miro’ya adanmış, Muntjuic tepesinde bulunan Fundacio Joan Miro müzesi, Barselona’nın en önemli diğer sanat adresleri.

61
Okunma