Neşet Koçkar: Kıbrıs'ta siyasi çekişmenin malzemesi haline geldim

Anex Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Neşet Koçkar, dünyanın koronavirüste henüz en kötü dönemi atlatmadığını belirterek, 2020 sezonunu yok saymak gerektiğini ifade etti.

Cem Kınay’ın Instagram yayınına katılan Anex Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Neşet Koçkar, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

‘’Başından beri Kütür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’la bile aynı dili kullanmadım, onun kadar pozitif düşünmedim. Evvelsi gün Kazakistan’dan uçak getirdik, 12 tane vaka çıktı daha gelir gelmez. ’’ diyen Neşet Koçkar, bunlarla nasıl baş edeceklerini bilmediklerini söyledi.

''Bu yılı biraz yok saymayı tavsiye ediyorum’’

Ne Türkiye’nin ne de dünyanın henüz en kötü dönemi atlatmadığını söyleyen Koçkar, ‘’Çok fazla cevapsız soru var. Dolayısıyla ben herkese aynı şeyi tavsiye ediyorum: bu yılı biraz yok saymak lazım. Bu işin gelecekte renk değiştireceği, şekil değiştireceği, bunu eskisi gibi yapamayacağımız da aşikar.’’ ifadelerini kullandı.

‘’Açık konuşayım, ben çok kaygılıyım’’

‘’Baskı yapın Rusya açılsın’ şeklindeki yaklaşımlara da değinen Koçkar, ‘’Rusya’da günde ortalama 7 bin vaka çıkıyor. Bu insanları buraya getirmek işin bir parçası. Peki bunlarla beraber Antalya yarın anormal bir vaka sayısına ulaşır, vaka sayısı alıp başını giderse ne olacak? Olaya sadece işin ekonomik boyutuyla bakmamak gerekiyor. Mesela bugün yarın Ukrayna’ya başlayacağız ama açık konuşayım ben çok kaygılıyım.’’ dedi.

Rusya’da 15 Temmuz itibariyle belli şehirlerden belli ülkelere açılma planı vardı. Ama bir süredir bununla ilgili hiç ses soluk çıkmıyor. Benim tahminim Rusya yakın zamanda kolay kolay açılmayacak.

‘’Rusya en erken 1 Ağustos’’

Rusya pazarıyla ilgili benim iyi tahminim 1 Ağustos. Kötü tahminime göre de bu iş eylül-ekime kadar sürer. Böyle bir durumda, eğer Mısır devreye girmezse, büyük ihtimalle sezon eylül ve ekim aylarına kadar sürer Rusya’da. Mısır’ın o dönemde hem hava koşulları hem fiyatları Türkiye’den daha iyi olacak. Şu anda onların kış fiyatları bile bizden iyi. Ve dolayısıyla kış dönemi için ciddi bir fiyat rekabeti olur.

‘’Bu işin nasıl olacağı pratikte ortaya çıkacak’’

Mehmet Nuri Ersoy sektörden gelen birisi ve çok çalışıyor. Ama denenmemiş bir şeyde önümüze neler çıkacağını kimse bilmiyor. Mesela öğrendim ki, dün yeni gelen Kazak misafirde pozitif vaka çıktı, şoför de karantinaya alındı rehber de. Otel diyor ki ‘Burada kalmasın’. Yolcu diyor ki, ‘Ben 14 gün karantinada kalmak istemiyorum, beni geri götürün, bu hava yolu ile uçmak istemiyorum...’ Konuyu şuraya bağlamak istiyorum. Önümüzdeki süreçte, pratikle ortaya çıkacak sonuçlar bizi yönlendirecek. Ama zaten dünya bu konuda ne yapacağını bilmiyor. Bu nedenle çok da plan yapılacak bir dönem değil. Biraz başımıza gelecek, yaşayacağız, öğreneceğiz... Ama genel olarak bu illetten kurtulmadığımız sürece işler rayına girmeyecek.

‘’Almanya bu konuda ayak direyecek’’

Perşembe günü Mehmet Nuri Ersoy’la Mevlüt Çavuşoğlu Almanya’ya gidecek. Olay nasıl bir boyuta gelir, nasıl bir faydası olur bilmiyorum ama benim gördüğüm Almanya bu konuda ayak direyecek. Ben bu konuda ondan da çok fazla umutlu değilim.

Bir de vaka sayısı meselesi var. Bir şekilde inanmıyorlar bize, inandıramıyoruz. Dün mesela 1.458 kişi çıktı. Bize göre bu çok yüksek bir sayı ama genelde buna da inanmıyorlar.

‘’Personel bu kurallara ne kadar uyacak?’’

İspanya mesela çok geç reaksiyon gösterdi, çok başarısız bir süreç yaşadı ama şu anda çok iyiler. Burada tabi toplum bilinci çok önemli. Mesela bugün İspanya’ya gidin, belediye otobüslerine de binseniz herkes kurallara uyuyor. Biz bu kurallara ne kadar uyuyoruz? Bunların hepsi kolluk gücü kuvvetiyle olmuyor. Bizim de kişisel sorumluluklarımızı yerine getirmemiz lazım. Benim en büyük kaygım, oteller açıldığında personel işlevsel anlamda bu kurallara ne kadar uycak? Bizim toplum özelliğimize baktığımızda, bence böyle bir risk taşıyoruz.’’

TUI, Rusların kontrolüne girerse...

Cem Kınay’ın ‘’TUI’de Rusların kontrolünün artacağı konuşuluyor. Bu durumun Türkiye’ye yararı mı olur, zararı mı?’’ şeklindeki sorusuna ise Koçkar şu yanıtı verdi:

Eğer TUI Rusların kontrolüne geçerse, bu işi hangi kadrolarla yapacakları çok önemli. Ruslar sadece yatırımcı ve hissedar olarak kalırsa hiçbir şey değişmez. Ama daha fazla yönetime girerlerse, (onlar da en az bizim kadar Türkiye’ye alışkınlar) faydası olur.

‘’Otelciliğe ve havacılığa tur operatörünü güçlendirmek için girdim’’

Koçkar, otelcilikte büyümek stratejisi ile ilgili soruya ise, ‘’Otelciliği bir ana iş alanı olarak görmekten ziyade, bir mecburiyet ve bir yatırım alanı olarak görüyorum. Ben turizmciyim. Benim de birikime ve yatırıma ihtiyacım var. Çimento fabrikası kuracak halim yok, sonuçta bildiğim bir iş değil. 20 tane otelim varsa ve yarın 20 otelim daha olsa, benim kapasitemin yüzde bilmem kaçı olacak. Aslında ben tam olarak bir otelci olmayacağım. Ben bir otelci olduğum için operatörlüğe girdim. Bunu unutmamak lazım. Havacılık için de aynı şey geçerli. Havacı olmak istediğim için değil, tur operatörü olduğum için havacı oldum. Dolayısıyla ben otelcilikle ilgili ne yapıyorsam, yine tur operatörlüğü için yapıyorum. Yine onu büyütüyor, onu güçlendiriyorum.’’ yanıtını verdi.

‘’Kıbrıs dosyasını şimdilik kapattık’’

Kıbrıs’ta yaşanan olayla ilgili olarak, ‘’Oradaki bir siyasi çekişmenin malzemesi haline geldim’ ‘ diyen Koçkar, oradaki yatırımla ilgili dosyayı şu an için kapattıklarını, konunun önümüzdeki dönemde gündeme tekrar nasıl geleceğini bekleyip görmek gerektiğini kaydetti. Koçkar, ‘’Ben oradaki potansiyelin farkındaydım ve görüyordum. İleriki günlerde konu tekrar gündeme geldiğinde, o günün koşullarında oturur tekrar konuşuruz.’’ ifadelerini kullandı.

596
Okunma