Mağusa Suriçi UNESCO Şehri Olacak

“SURLARİÇİ ÖZERK YÖNETİLMELİ”

Mağusa Suriçi Derneği (MASDER) kentin kalbinde yer alan Suriçi’nin, UNESCO dünya kültürel miras listesine alınmasını sağlamak amacıyla özverili bir çalışma içerisinde.

Bölgedeki atıl binalarının iyileştirilmesi, eski eserlerin dokusu bozulmadan korunması ve daha çekici hale getirilmesi konusunda çalışmalar yapan MASDER, Mağusa sevdalılarından oluşuyor.

USAID İLE YAPILAN ÇALIŞMA

MASDER Başkan Yardımcı Serdar Atai, derneğin faaliyetlerini, çalışmalarını ve önerilerini Haberci’ye anlattı. Atai, Mağusa Suriçi’nin görünürlük sorununu ve Suriçi’ne erişim sıkıntısını, mal ve hizmet kalitesinin yeterli bulunmaması noktalarında neler yapabileceklerini düşünerek çalışmalara başladıklarını ifade etti.

Atai, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ile temasları olduğunu, kurumsallaşmak için onlardan ciddi destek aldıklarını dile getirerek, USAİD’in teknik açıdan yol haritası oluşturulmasında da kendilerine yardımcı olduğunu belirtti. Atai, USAID’in MASDER’in Mağusa yürüyüş parkı yanında Suriçi haritasının ve gezilmesi gereken 32 yerin tarihçelerinin yer aldığı üç dilli broşürün basılmasına da finans desteği sağladığını belirtti.

Serdar Atai faaliyetlerini anlatırken, tavanı çökmek üzere olan Buğday Cami’nin tamir edilmesini sağladıklarını belirtti.

 “OTHELLO KALESİ GÖRÜNÜR OLDU”

Atai, Othello Kalesi’nin görünür olmasında büyük rol aldıklarını ifade ederek, “Bastığımız broşürleri destekleyici yönlendirme tabelaları koyduk. Renoval projesi ile küçük işletmelerin mal ve hizmetlerini iyileştirme danışma hizmetleri sunduk. 2011 yılında MASDER’in şuanda kullandığı binayı alarak restorasyon yaptırdık. Kullanılmayan Othello Kalesi yanındaki Mücahitler Gazinosu’nun yıkılıp alanın yeşillendirilmesi için ön ayak olduk. Oranın kullanımını askerden belediyeye geçebilmesi için protokol imzalanmasını sağladık. Bu sayede Othello Kalesi görünür oldu” dedi.

ESKİ HİKÂYELER KAYIT ALTINA ALINIYOR

Derneğin, 2007 yılından itibaren çocuk festivalleri düzenlediğini ve çocukların aileleriyle kenti görüp tanıması için çaba harcadıklarını belirten Atai, iki yıldır katılmadıkları festivalin devam ettiğini hatırlattı.

Atai eski hikâyelerin kayıt altına alınması için çaba harcadıklarına işaret ederek, “2.5 yıldır Cumartesi Sohbetleri düzenliyoruz. Eski neslin hikâyelerini dinliyor onları kayıt altına alıyoruz. Gençlerin Suriçi’ni tanıması amaçlı Suriçi turları düzenleyip belgesel gösterimleri düzenledik. Okullardan hala talep geliyor ve öğrencileri Suriçi’ni gezdiriyoruz” ifadelerini kullandı.

DENİZLER TEMİZLENİYOR

Limanda bulunan dökme yük uygulamasının çevreyi kirlettiğini de vurgulayan Atai, “Sağlık sorununa yol açan hurda çimento aktivitesi deniz kirliliğine ve çevre kirliğine yol açıyor. Çalışmalarımızda sahilleri de işin içine kattık. Ada çapında da faaliyetler yürüttük. Mağusa sınırlarında olan Dipkarpaz’a kadar okulları ziyaret edip sunumlar gerçekleştirdik ve sahil temizlik çalışmaları yaptık” dedi.

“SURLARİÇİ ÖZERK YÖNETİLMELİ”

Yerel yönetimin Suriçi’ne katkısını yeterli bulmadıklarını söyleyen Atai, esnafın ve derneğin büyük talepleri olduğunu ancak hiçbir sonuç alamadıklarından yakındı.

Atai, Suriçi’nde birden fazla kurumun söz sahibi olmasının, yapılmayan işlerde sorumluluğun diğer kurumun üzerine yıkılmasına neden olduğuna işaret ederek, özerk bir ‘Suriçi yönetimi’ istediklerini belirtti.

Atai, Eski Eserler Dairesi, Vakıflar İdaresi, Turizm Bakanlığı, Belediye, esnaflardan ve restoranlardan, mimarlar odasından temsilcilerden oluşacak bağımsız bir yönetim, otorite kurulması gerektiğinin altını çizdi.

 “RESTORASYON İÇİN HİBE VERİLMELİ”

Serdar Atai, atıl durumdaki binaların restore edilmesi için sağlanan kredilerin merkezi bir şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekerek, hibelerin miktarının artırılması gerektiğini de savundu.

ENVARTER ÇALIŞMASI YAPILIYOR

MASDER olarak Suriçi’nde atıl durumda olan binaların envanter çalışmaları için Belediye ve Eski Eserler’den birer temsilci sağlanması için talepleri bulunduğunu söyleyen Atai, binaların hangisinin boş, hangisinin ev, hangisinin dükkan olduğunun bilinmesi gerektiğini belirtti. Atai, kullanılmayan ve görsel kirliliği olan binaların restore edilene dek dekoratif panolarla gizlenmesi gerektiğini ifade etti. Sahipli boş binalara 10 katı emlak vergisi istenmesi gerektiğini söyleyen Atai, böylece mal sahibinin çözüm üretmeye gideceğini, ya binanın tamirini yapacağını ya da satacağını ifade etti.

“TURİSTLERDEN 10 EURO ALINMALI”

Atai, turistlerin Suriçi’ne en az 10 Euro ödeyerek girmesini ve bu para karşılığında da tüm tarihi eserlerin açık tutulup gezilmesinin de sağlanması gerektiğini söyledi. Atai, toplanan bu paranın yarısı merkeze gitse dahi yarısının da Suriçi’ne harcanmak kaydıyla bir fona yatırılması gerektiğini savunduklarını belirtti. Atai, ayrıca Suriçi’nin yayalaştırılması gerektiğini de belirtti.

“ESKİ ESERLERİN TEMİZLİĞİ YAPILMALI” 

Eski eserlerin temizliğinin önemli olduğunu ve sürekli yapılması gerektiğini belirten Atai, temizliğin eski eserler dairesine ait olduğunu ancak dairenin bunun için personeli bulunmadığını hatırlattı. Temizliği belediyelerin kendi çabalarıyla yapmaya çalıştığını ifade eden Atai, Turizm Bakanlığı’nın belediyelerle bir protokol yapıp temizlik için bütçe ayırması gerektiğini vurguladı.

Atai son olarak bütün çabalarının Suriçi’nin UNESCO Dünya Mirası listesine dâhil edilecek hale gelmesi olduğunu dile getirdi.

Kaynak: Bahar Uygur - Haberci Gazetesi

161
Okunma