KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı 2019 Bütçesi ve Yeni Ufuklar

Turizm ve Çevre Bakanlığı Bütçesi KKTC Meclisinde onaylanarak yeni yılda turizm sektörümüz anlamında resmen start aldı.

Genel anlamda adanın ekonomik  gerçeklerini de düşünecek olursak muhalefet milletvekillerinin özellikle de bütçe, ekonomi, turizm siyaseti konularında gerçekten bilinçli olanlarının bile takdir ettiği ve dile getirdiği  bir yılı daha geride biraktık.Herkes adanın imkanlarını biliyor ve hareket kabiliyetinin sınırlarını da ayrıca tesis ediyor. Adanın gerçekleri var açıkçası. Ama bir kesim de var ; adanın turizm sektörünü sanki hiç bilmeden  yorumlar , saptırmalar yaptı. Olsun önemli değil. Bu eleştiriler bizleri yolumuzdan döndürmeyecek çünkü meyve veren ağaç taşlanır felsefesi ile hareket etmekten, bildiğimiz yoldan geri adım atmayacağız. Bilinçsizce konuşulanlar bizi yolumuzdan döndürmeyecek.  Kendimize, donanımıza, ve yıllarca sektörel aktif olarak çalışarak elde ettiğimiz kazanımlarımıza inanıyoruz. Bu vesile ile başta Sn Bakanım Fikri Ataoğlu ve çok kıymetli müdürlerimize, tüm çalışanlarımıza gösterdikleri özveriden dolayı da çok teşekkür ederim.  

Destinasyon Bütçelerine  Global Bakış

Tüm dünyayı eline geçiren global turizm sektörü , bölgesel büyük destinasyonlar yanında küçük ada destinasyonlarını  bile büyük bir rekabetin içerisine sokuyor. Örnek verecek olursam, yeni turizm ürünleri, eğer ki elinizde tarihi kıymeti olmayan kültürel bir miras yok ise, modern , çağdaş, ve teknolojik donanım ile en önemli merkezleri ön plana çıkarmaya ve bunları  yapmaya itiyor. Bu anlamda da MICE ( Toplantı, kongre,kapalı grup ,ve diğer organizasyon etkinliklerine ev sahipliği yapmak isteyen destinasyonlarda rekabet en üst noktaya geliyor. Genel bütçeler özellike tanıtma ve pazarlama anlamında ,ayrıca turizm planlaması kapsamında destinasyonları rekabetin doruğuna çıkarıyor. Destinasyon pazarlaması için her ülkenin tanıtım bütçesi ve yaptıkları iş organizasyonları değişiklik  gösteriyor. Bu noktada en önemli amaçlardan birtanesi , destinasyonların markalaştırılarak tek elden, ve sonuç odaklı  tanıtım yapılmasının gerekliliği ancak bunlar bir stratejik planlama sonucu gerçekleşmesi gerekliliği.. Bırakın genel bütçelerin içerisinde pay almayı ; öyle sistematik bir yapı içerisinde çalışılıyor ki; dünyaynın önemli turizm bütçeleri  tanıtım için pay ayrılıyor. Bu amaçla belki bizim adamız küçük olabilir ama dünyanın hem Avrupa, hem dünaynın önemli şehirleri “turizm board office “ dedikleri turizm ofisleri var bunlara da turizm büroları da deniyor. İspanya`nın 52, İtalya`nın ve İspanya`nın 15er  ofisleri var. Bu ziyaretçi ofisleri direk Turizm Board veya örgütü denilen operasyona bağlı ve bu bağlantı da özerk bir şekilde yürütülürken en üst makam olan ticaret bakanlığı, turizm ve kültür bakanlığı adı her ne ise onlara sadece bütçeleri aktarıyor, denetliyor, raporlar hazırlnıyor  ve mekanizma bu şekilde yürütülüyor.

Türkiye  90’lı yılların başı turizmde ekmek yemenin öğrenilmeye başlandığı, 90lı yılların  sonunda ise turizm ürününün nasıl destinasyon olarak pazarlama çalışmalarının öğrenildiği yıllar olarak tarihe geçti. Yeni Milenyum`da ise bölgesel turizm tarihi ve kültürel ürünlerin ortaya çıkarılmaya başlandığı yıllar olarak ölçüldü. Şimdilerde ise büyük şehirler büyük bir yarışın içinde.Örneğin Barselona Madirdi geçmeye çalışırken, İstanbul Antalya ile farklı kulvarlarda totalde en fazla turist çekmek için yarışıyor. Son yıllarda çağımızın pazarlama unsuru , digitalleşmeye doğru adım atarken, bu kanallar yeni rol modelleri üstlenen sosyal medya fenomenleri, bloggerlar vs gibileri ile bireysel yöntemler ile ama çok etkin bir şekilde tanıtılıyor. 24-26 Nisan 2019  tarihlerinde büyük sempozyumlar bu anlamda Turizm ve Çevre Bakanlığımızın himayelerinde üniversitelerimizin , büyük kuruluşlarımızın destek ve katkıları ile gerçekleştirilecek.

“Destinasyon pazarlamasına en çok bütçe Bareselona  ayırıyor. 300 üyesi bulunan Barcelona’nın bu alana ayırdığı bütçe 40 milyon euro. Şehir, 125 kişilik bir ekip ile tanıtılıyor.Viyana, 103 personelle 23.9 milyon euroluk bir bütçe ayırıyo Amsterdam , kentin tanıtımına 110 kişilik bir ekip ile 5.3 milyon euroluk bütçe ayırıyor. Londra’nın kongre ve ziyaretçi ofisinin üye sayısı 400’den fazla. Çalışmalar için, 92 üyesi bulunan İstanbul ise, 10 kişilik bir ekip ile çalışıyor. 37 üyesi ve 4 kişilik ekip ile Antalya da tanıtım yarışına katıldı.  Faurlar , tanıtım kampanyaları, workshop toplantıları düzenleyerek pazarlamaya katkıda bulunan kongre ve ziyaretçi büroları, turizm sektörünün yanı sıra şehrin önde gelen firmalarından da destek görüyor. İmaj çalışmaları da yapan kongre ve ziyaretçi büroları, şehri marka haline getirmek için yaptığı tanıtımlar ile destinasyona yatırımcıları da çekmiş oluyor.

Global turizm sektöründe söz sahibi 25 pazara bakıldığında hepsi uluslararası turizm harcamalarının 2018  yılında arttığına işaret ediyor.”

Seyahat Harcamalarına Göre Ülke Sıralaması:

1/ Çin Halk Cumhuriyeti
2/ Amerika Birleşik Devletleri
3/ Almanya
4/ İngiltere
5/ Fransa
6/ Avustralya
7/ Kanada
8/ Rusya
9/ Kore
10/ İtalya (kaynak turizmglobal.com)

DünÜlkemiz turizmi kalkınma ve büyüme eşiğinine geldi engeller  aşılacak.

Ulaşımdaki sıkıntılar yıllardır yaşanmakta.Bu sıkıntıların  aslında aşılması için Uçak seferlerinin artırılmasıyla ilgili çalışmalar yapılmakta ve bu amaçla  Anadolu Jet’in KKTC’de artık uçak bulundurarak konuşlanmaya başlaması ve 2-3 ay içinde sefer yapmaya başlayacağını, bunun bilet fiyatlarının düşüşüne katkı sağlayacağı aşikardır. Geçen yıl özellike Ercanın fonksiyonunun yitirilmeye başlandığı ile ilgili koparılan yaygaraların nekadar haksız olunduğu birkez daha anlaşıldı.Turizm sektörüne İsrailli turistlerin güneyden gelerek, KKTC’ye geçtiği günlerde Güney Kıbrıs’ın engeli ile karşı karşıya kalındığını ve AB haricinden gelen turistlerin engellendiğini de tüm ülkenin siyasi noktaları bilmektedir. Demek ki ekonomik ve turizm vizyonu  ve siyası anlamda doğru işler ortaya konuldu ki Rumların etekleri tutuştu ve seksen bine yakın İsrailli, AB dışından gelen ziyaretçileri engellediler. Rum Baş Savcısı bile bunun izahının olmadığını Rum gazetelerine verdiği demeçler ile kamuoyu ile paylaştı. Güney Kıbrıs’tan gelenlere teşvik verilmemesi boş bir yaklaşımdır. Güneyden gelen yolcuya verilen teşvik miktarının 15’ten 20 Euro’ya çıkarılması , sadece özel ilgi kapsamından gelenlerin teşviklendirilmesi gibi yazıda güzel , gerçekte bir anlam ifade etmeyen icraatlardan kurtulması gerekiyordu öyle de yaptık. Basit bir matematik; Güneyden elen bu turistlere toplamda 1,6 milyon Euro teşvik verilirken  bundan 60 milyon Euro gelir elde edilmesi söz konusu .80 Bin turisti ortalama yediyüz elli USD gelir kişi başı hesap edersek ,bunu anlamamak için gerçekten ya bu işten anlamayacaksınız ,yada bilerek ,kasti halkı yanıltmaya çalışacaksınız, veya her ikisi de.Yabancı pazarın yaklaşık yüzde on azalmasının esas sebebi budur. Tabii bi bunun Ekonomiye çarpan etkisi de  bir başka boyutu. Özellikle T.C KEİ ( Kalkınma Ekonomik İşbirliği ) Ofisi Kordinatörü Sn Bilal Kendirci, Turizm Uzman Müşaviri Sn Cemal Demirci ile sıkı işbirliği ve sonuç odaklı adımlarımız neticesinde başta , Teşvik uygulamaları Otomasyon sistemi, teşvik modelleri, turizm planlama, çevre amaçlı çıkardığımız yeni yasa ve tüzükler , ( Ambalaj Atığı, Ses ve Çevre tüzükleri vs )  eski eserler konularında yaptığımız yeni dönem açılımları da çok yakında olumlu anlamda turizm sektörümüzün hizmetine sunulacaktır. Charter uçuş kapsamında verilen teşviklerin 110 Eurodan 70 Euroya çekilmesi sonucu sektörü canlı tutumak adına alternatif yeni destinasyonlara girme adına teşvikler belirli bir oranda artırılabilir. Bunun açılımları da yakında yapılacak. Yabancı tur operatörlerinin adanın kuzeyini pazarlaması anamında güven duygularını pekiştirici hamleler da ard arda yapılacaktır. Bu anlamda gerekli yasal mevzuatlarda değişikliğe gitmekten de çekinilmeyecektir.

Bir diğer konu da dövizin yükselmesi ve Türk Lirasının  değer kaybetmesi konusu. Bu Türkiye`de avantaja dönüşürken bizde  neden avantaja çevrilmedi gibi yorumlar. Aslında turizmi biraz yorumlayabilen kişiler, bu avantajın 2019 yılında olacağını bileceklerdir çünkü 2018 sezonu erken rezervasyon ile Türkiye otellerinin % 76sı dolarken bu yıl bu rakam %85 lere geldi ve oteller stop sale çekmeye başladı. Bizde de durum çok farklı değil. Yani otellerin dolması TL düşüşü veya Dövizin yükselmesi ile ilgili değildi erken rezervasyon ile olmuştu konu bu kadar açıktır. Ağustos ortası  Eylül başı olan bir krizden dolayı nasıl oteller dolar ?Yani sezonun çıkmasına yakın ? Bizim oteellerimizde yıllık doluluk oranları 2019 da daha da artacak. Yatak sayımızın yirmi binden yirmibeş bine gelmesine rağmen.

Uzak Doğu pazarına ilişkin yapılan çalışmalar ise 2019 yılında hız kazanacak.  Japonya’daki tanıtımların ardından turistlerin gelmeye başladığını da gözlemliyoruz. Hindistan pazarını ülkeye kazandırmak için de çaba sarf ediyoruz  ve ülkede Hint düğünleriyle bayi toplantıları yapılmaya başlandı bunlar önemli kazanımlar .Eski Eserler Dairesi’ni ölü toprağından arındırdık ve restorasyon çalışmaları bu anlamda  hız kazandı.1979’dan bugüne kadar müze açılmazken bütün ilçelerde müze açmaya başlandı ve lefke Vasıf Palace ,Güzelyurt Tren İstasyonu , Girne Güzel Sanatlar Müzesi, lefkoşa Lüzinyan evi 2019`da turizm sektörümüze kzandırılacak.Mağusa Vendik sarayı çok yakın bir zamanda hayat bulacak, ayrıca İskele Arkeoloji Müzesi zaten bu yıl yazın açılmıştı. Bunlar icraat anlamında önemli işler.  Turizmde yerel işgücü ve istihdam kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Karpaz Altınkum ile ilgili yapılan planlama çalışmaları da son noktaya gelmiş durumdadır. Çıkarma Plajı konusunda Şehircilik Dairesi’nden ilgili görüşlerin alınmasının ardından tarihi SİT alanı ilan edilecek.

Güzeli ve en doğruyu yapmaya devam edeceğiz kısacası. Turizm dolu günler ülkemizin olsun.

 

419
Okunma