Kıbrıs'ın sırlarla dolu Mavi Köşk'ü

Kıbrıs gezisinde mutlaka görülmesi gereken yerlerin belki de en başında Mavi Köşk gelir.

1956 yılında Girne-Güzelyurt dağ yolu üzerine yapılmış olan 2 katlı ve 16 bölümden oluşan bu köşk, oldukça enteresan özelliklere sahip. Öncelikle köşkün öneminden biraz bahsedelim. Gidip gören herkesi büyüleyen bu köşk, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucusu Baş Piskopos Makarios’un avukatı İtalyan asıllı Rum Pablo Pavilides’e ait. Pavilidesi’in avukat olduğuna bakmayın. Zira kendisi yaşadığı dönemde Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısı olarak bilinmekteydi. Girne’ye tam anlamıyla hakim konumda bulunan Mavi Köşk ise, Pavilides’in iş ve özel yaşamının bir sentezi olarak işlev görmüş. Pavilides, bu köşkü hem kişisel zevklerini tam anlamıyla yaşamak hem de işini tam güvenli bir şatoda yapmak ihtiyacı duyduğu için yaptırmış. Buyurun yıllarca birçok efsaneye konu olmuş bu gizemli köşkü birlikte turlayalım;

Girne-Güzelyurt dağ yolunda bulunan bu köşkün en önemli özelliklerinden biri, bulunduğu konumdan Girne’nin her yerini görmek mümkünken, yanına gelene kadar köşkün hiçbir yerden görülemiyor olması. Öyle ki, Pavilides’in köşkü çizen mimarı ve yapımında çalışan işçileri köşkün yerinin bilinmemesi için yapımı tamamlandıktan hemen sonra öldürtmüş olduğuna dair bir efsane dahi bulunmaktadır.

Mavi Köşk, 1974 Kıbrıs Çıkartmasından beri, askerler tarafından korunarak müze olarak sergileniyor. Küçük bir ücret karşılığı gezilebilen bu köşkte, tek başına dolaşmanız mümkün değil. Bir rehber asker eşliğinde gezeceğiniz müzede alacağınız bilgilerde sabit bir metnin size aktarılması olacaktır. Köşkü grup halinde gezmeye başladığınızda göreceğiniz ilk yer, köşkün içinde bulunan süt havuzu. Burada Pavilides’in köşke gelen misafirlerinin süt banyosu yaptığı söyleniyor. Hatta buraya gelip süt banyosu yapan isimler arasında ünlü sanatçı Sophia Loren’in de olduğu iddia ediliyor.

Mavi Köşk’te sırasıyla odaları gezmeye başladığınızda ise ilk sırayı Pavilides’in çalışma odası alıyor. Odada bulunan kütüphanede çoğu İtalyanca olan çok sayıda kitap var. Odada bulunan çalışma masası ve koltuğu da oldukça ilginç ayrıntılar içeriyor. Öncelikle köşkte Pavilides tarafından kullanılan tüm masaların sırtının duvara sıfır olduğu dikkat çekiyor. Bunun nedeni Pavilides’in yaptığı işlerden kaynaklı sürekli öldürülme tehlikesi yaşıyor olmasıymış. Çalışma odasında bulunan masa ceylan derisinden yapılmış. Koltuk ise üzerinde 1,5 saatten fazla oturulduğunda beton sertliğine kavuşup çalışanın yorulup uyuklamasını engelliyormuş. Yine bu odada bulunan perde, kapatıldığında dışarıdan gelen tüm sesleri kesme özelliğine sahip. Bu ayrıntı, rehber tarafından tur esnasında uygulamalı olarak gösteriliyor.

Sarı Oda: Yatak odalarının da bulunduğu köşkün 2. Katında bulunan tüm odalar ayrı bir renk ile dizayn edilip isimlendirilmiş. Bunlardan ilki, çocuk misafirler için dizayn edilmiş sarı oda. Sarı odada bulunan her şey çocukların kullanabileceği boyutta dizayn edilmiş. Bu odanın en önemli özelliği ise raylı bir sistemle köşke sonradan dahil edilmiş olması. Bu özelliği ile oda depremden kesinlikle zarar görmüyor. Pavilides, deprem anında herkesin önce çocukların yanına koşacağını düşünerek öncelikle çocukları sonra da yetişkin misafirleri korumak için böyle bir önlem almış.

Yeşil Oda: Pavilides’in yatak odasına açılan yeşil oda, Pavilides’in en çok dinlediği oda olarak dikkat çekiyor. Üzerine uzanıldığında uyku getirme özelliğine sahip koltukların bulunduğu odada Pavilides’in yatağa gitmeden önce biraz televizyon seyrederek, uykuya hazırlandığı biliniyor. Bu odada birde yemek masası bulunuyor.

Yatak Odası: Pavilides’in yatak odası yine diğer odalar gibi müthiş bir zelve oluşturulmuş. İki pencerenin bulunduğu yatak odasında, yatağa uzanıldığında soldaki penceren güneşin doğuşu, sağdaki pencereden ise güneşin batışı izlenebiliyor. Yine bu odada Pavilides’in özel kasası ve gizli geçide açıldığı düşünülen bir bölme bulunuyor. Odada bulunan günah çıkarma bölümünde ise ilginç bir ayrıntıyla karşılaşılıyor. Günah çıkarma sırasında arkası odaya dönük olan Pavilides, arkasında olan biten her şeyi görebilmek için tam karşısına 9 parçalı bir ayna taktırmış. Böylece günah çıkarma sırasında aynaya bakarak odanın tamamını görme imkanı sağlamış.

Kırmızı Oda: Toplantı odası olarak kullanılan kırmızı odada, toplantıların yapıldığı 4 kişilik bir masa ve Pavilides’in toplantı sonrası kararını açıklamak için oturduğu tek kişilik ve yine sırtı duvara dönük özel bir masa bulunuyor. Tüm mafya toplantıların yapıldığı bu odada bulunan yağlı boyadan yapılmış Meryem Ana tablosunun ise 3 boyutlu olma özelliği var. Yani siz odanın neresine giderseniz gidin Meryem Ana’nın yüzü ve ayakları size dönük oluyor.

Taverna: Eğlence düşkünü olduğu bilinen Pavilides, köşke birde taverna yaptırmayı unutmamış. Gerçek bir Rum tavernası şeklinde dizayn edilen bu eğlence bölümünde bulunan masaların renkleri de odalarınkiyle paralel. Burada amaç misafirlerin hangi odada misafir ediliyorsa o renkteki masalarda oturmasını sağlamak. Buradan Pavilides’in biraz takıntılı bir tip olduğunu düşünmek mümkün.

Bahçe: Köşkün oldukça geniş bir bahçesi bulunuyor. Zevk ve sefa düşkünü Pavilides İtalyan olmasından kaynaklı, Roma’da bulunan aşk çeşmesinin benzerini köşkün bahçesine yaptırmış. Düzenek ve kurallar ise aynı. Arkanızı dönüp aşk çeşmesinin olduğu küçük havuza bozuk para atıyorsunuz. Ve paranın gelen tarafına göre köşke tekrar gelip gelemeyeceğiniz belli oluyor. Bahçede aynı zamanda muhteşem bir vadi ve deniz manzarası bulunuyor. Burada ışıklarla denizden gelen silah yüklü gemilerle haberleşildiği de anlatılanlar arasında.

İçi ve dışı birçok ayrıntıyla dolu bu köşk, 1974 Kıbrıs çıkartmasından beri Türk Silahlı Kuvvetleri kontrolünde tutuluyor. Çıkartma esnasında İtalya’ya kaçan Pavilides, orada katıldığı bir mafya toplantısında öldürüldüğü güne kadar, bir gün tekrar dönebilmek umuduyla her yıl köşkün bakımı için para göndermiş. Bu nedenle köşkte bulunan her şey hala kullanılabilir durumda.

290
Okunma