“Görgüsüz golf sahaları”
Türkiye koylarının tıpkı İspanya gibi dikkat edilmesi gereken özellikte olduğuna dikkat çeken Ortaylı “Her yerine rastgele bina yapamazsınız; yani Antalya’nın doğusundaki Belek denen bölgede pinus (fıstık çamı) ormanının yok edilmesiyle sözde görgüsüz golf sahalarını, kıyıları kapatan garip gudubet otellerin yükselmesiyle nasıl bir kirlilik meydana geldiği açıktır. Aynı kirlilik Batı Antalya’da da söz konusudur hatta başlamıştır.” ifadelerini kullandı.
"Ege'nin su kaynakları kısıtlı
Ege Bölgesi’nde ise bu tip yatırımların o kadar imkân bulacak durumda olmadığını ifade eden İlber Ortaylı “Ege’nin su kaynakları kısıtlıdır. Artan nüfusu hesaba katarsak Türk milletinin denize girebilmesi, deniz tatili yapması için araziyi ve deniz kıyılarını çok dikkatli kullanmak gerektiği açıktır. Yani bu kıyılarda kitle turizmine açık oteller yapılamaz. Birtakım insanların yılda 15-20 gün ancak kullanacakları yüksek binaların içinde geniş meskenler meydana getirilemez. İnsanların Ege Bölgesi kırsalındaki yapıları ancak mütevazı binalar ve mümkün mertebe kıyının dışında olmalıdır.” dedi.
İspanya’nın çoktan terk ettiği model
Son dönem turizm politikasının İspanya’nın çoktan terk ettiği bir “kale turizm tesisleri”ne dönüştüğüne işaret eden Ortaylı “Devasa oteller, ne işe yaradığı belli olmayan camping alanlarının çoğu, tesisler iyi işlemediği için çöp furyası halinde. (...) Bu manzara Türkiye’nin sosyal anlayış ve kanun nizamın uygulanması bakımından General Franco’nun İspanyasından çok daha geride olduğunu gösterir. Çünkü General Franco kıyıları açık olarak bırakmıştı. Büyük oteller bile çok geride bina dikerdi, plajlar istifade için kendi markalı şezlonglarını bırakırlardı ama kıyılar herkese açıktı. Bu dün öyleydi, bugün de öyle. İspanya tabiatı ve kıyıları, bundan büyük ölçüde istifade etti.” bilgisini paylaştı
Turizm bir ülkede kurtuluş ve çıkış yolu olamaz
80 milyonluk ülke için turizmin kurtuluş olamayacağını ileri süren İlber Ortaylı “Yapılan tahrip getirilen geliri karşılamaz ve zaten çok yakında paralı ya da parasız olsun turistlerin güzel tabiata, romantik tarihi eserler bölgesine yöneldiğini ve Türkiye’ye itibarın azaldığını göreceksiniz. 80 milyonluk ülkede turizm bir kurtuluş ve çıkış yolu olamaz. Ancak bir yan daldır. İyi yapıldığı takdirde sakinlerinin yaşam düzeyini ve zevkini geliştirir. Fakat bizimki öyle bir şey değildir. Çoğu otel yatırımcısı bir iki yıl sonra tesisini ona buna devretmek zorunda kalıyor. Çünkü anlamadıkları işlerle uğraşıyorlar. Kıyılara yapılan binaların bakımı son derece güç. İspanya’da binalar, “ghost town”; hayalet şehirlere döndü. Burada da geleceğin öyle olacağını söyleyebiliriz.” ifadelerine yer verdi.