Prens Adaları, 1984’ta doğal SİT alanı ilan edilmişti. O günden bugüne kadar Adalar’ın bir imar planı yoktu, bu nedenle inşai faaliyetler geçici yapılaşma koşullarına göre yapılıyordu. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla Adalar, Kasım 2021’de ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi‘ ilan edildi ve imar planı yapma yetkisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na verilmişti.
Bakanlık da Ekim 2021’de yine Erdoğan’ın kararıyla Prens Adaları’nın parçası Kaşık ve Sedef adalarının doğal SİT derecesini düşürmüş, böylece adalarda yapılaşmanın önü açılmıştı. Benzer biçimde Yassıada da SİT derecesi düşürülerek yapılaşmaya açılmıştı. Turizm ve kültürel tesis alanı ilan edilen adada yap-işlet-devret modeliyle otel, kongre merkezi, liman ve diğer turistik tesisler inşa edildi. 2018 yılında açılan beş yıldızlı otel, zarar ettiği için devredildi. Adanın tarihi ve doğal dokusundan ise geriye hiçbir şey kalmamıştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, imar planlarını 1 Ağustos’ta askıya çıkardı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kınalıada, Burgazada, Heybeliada, Büyükada ve Sedef adasıyla ilgili imar planlarını 1 Ağustos’ta askıya çıkardı. Açıklama raporunda planın amacı, ‘ilke kararları çerçevesinde yapılaşmaya izin verilen alanlarda, mevcut yapıların geleneksel dokuya uyumunun sağlanması, yeni yapılacak yapıların da geleneksel dokuya uyumunu sağlayacak kuralların oluşturulması‘ olarak tarif ediliyor. SİT derecesi düşürülerek imara açılan alanlardaysa ‘düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin vermeyi sağlayacak mekânsal ve yönetsel kararların üretilmesi’ öngörülüyor.
Rapordan öne çıkan başlıklar şöyle:
Yapı yüksekliği Sedef adasında 3,50 metreyi, diğer konut alanlarında 6,50 metreyi geçmeyecek. Sedef adası dışında konut alanı olarak gösterilen 500 metrekare ve üstü parsellerde de konaklama tesisi yer alabilir.
Olası tehlikeler
Çalışma alanlarındaki olası tehlikeler arasında kütle kayması, deprem ve tsunami var. Kınalıada’nın batı ve güney sahil kesimiyle Burgazada’nın güney sahil kesiminde kütle kayma riski bulunuyor.
Beklenen İstanbul depremiyle ilgili hasar senaryoları da rapora yansıdı. Buna göre olası bir İstanbul depreminde Adalar’daki bina sayısına oranlandığında yüzde 15’i ağır ve çok ağır hasarlı, yüzde 26,67’si orta hasarlı, yüzde 25’iyse hafif hasarlı olacağı tahmin ediliyor. Büyükada’daki Maden Mahallesi’nde yapıların çok ağır hasarlı ve ağır hasarlı olması beklenirken, bu sayının Kınalıada’da en az olması öngörülüyor.
Tsunami senaryosundaysa sahil kesimlerinde meydana gelecek en yüksek dalga yaklaşık 3 metre olarak hesaplanıyor.
Sedef adasının SİT derecesinin düşürülmesi sonucu yapılaşmaya açılmasıyla ilgili davada bilirkişiler rapor hazırlamış, raporda yapılaşmanın deprem riskine karşı olumsuz etki yaratacağı, habitatın ve ekolojik dengenin olumsuz etkileneceğiyle ilgili uyarılar yapmıştı.
AFAD: Afete maruz bölge değil
Planlama aşamasında İl AFAD Müdürlüğü’nden görüş alındı. Müdürlük, 11 Temmuz 2018 tarihli görüşünde söz konusu alana ait ‘afete maruz bölge’ kararına rastlanmadığını belirtti. Oysa, plan açıklama raporunda Heybeliada’da bulunan ruhban okulunun 1894 İstanbul depreminde ağır hasar gördüğü aktarılıyor.
Tabiat parkları
Heybeliada’da bir tane, Büyükada’da iki tane olmak üzere toplamda üç tabiat parkı buluyor. Büyükada Tabiat Parkı, Dilburnu Tabiat Parkı ve Değirmenburnu Tabiat Parkı planlama alanı içinde kalıyor. Raporda, bu alanlarla kullanılacak öğelerin ‘Ekolojik Kentsel Tasarım Rehberi‘ne uygun olması gerektiğine dikkat çekildi.
‘Yeni turizm çekim alanları’
Plan açıklama raporunda turizm sektörüyle ilgili öneriler de sıralandı:
– Doğal SİT kıyı ve orman alanlarında mevcut alanların iyileştirilmesi ve yeni turizm çekim alanlarının oluşturulması
– Özellikle konaklamalı turizm işletmelerinin turizm sezonunu uzatmaya ve ortalama kalış süresini artırmaya yönelik faaliyetlerin desteklenmesi
– Airbnb ve ev pansiyonculuğunun kontrol altına alınması, yasal olmayan kiralamaların engellenmesi ve yerel konut piyasasında sebep olduğu olumsuz etkilerin giderilmesi
– Turizmin kitlesel olmaması ve adaların yerel yapısıyla uyumlu olması
– Dört mevsime yayılarak istihdamı artırması ve sosyal yaşamı desteklemesi
Doğal yapıyı bozmayacak ve demonte yapı niteliğinde tek katlı yapılaşmaların yer alabileceği günübirlik tesis alanları da turizm sektörüyle ilgili öneriler arasında yer alıyor.
Raporda, sivil mimari örneklerin en çok Büyükada’da bulunduğunu aktarıldı ve koronavirüs salgını sırasında Diyanet’e devredilen Heybeliada’daki sanatoryumun akıbetine yer verildi. Heybeliada sakinleri, sanatoryumun hastane olmasını istiyordu, ancak yapı Diyanet’e devredilmişti. Diyanet’in bu alanla ilgili ‘islami merkez‘ planı vardı, ancak mahkeme söz konusu devir işlemini iptal etmişti. Raporda, sanatoryum binasının sağlık tesisi olarak planlanması önerildi.
İptal edilmiş proje plana işlendi
Diken'de yer alan habere göre, imar planının açıklama raporunda, Büyükada’da yer alan Heliport alanına 0,04 hektarlık bir alan ayrıldığı belirtildi. Bahsi geçen proje idare mahkemesi tarafından iptal edildi. İstinaf mahkemesi, iptal kararını 30 Aralık 2021’de onadı. Dosya Danıştay’da olduğu için hukuki süreç henüz tamamlanmadı.