Gözde Akyel: Ruhumu seyahat ederek besliyorum

Kıbrıslı bir seyahat tutkunuyla keyif dolu bir röportaj gerçekleştirdik.

Tatillerini seyahatler üzerine programlayan Biyoloji öğretmeni Gözde Akyel ilk seyahatine, Türkiye’de şehir şehir gezerek başladı.Küçük seyahatlerin büyük bir keşfetme arzusuna dönüştüğünü belirten Gözde Akyel sınırlarını genişleterek dünyaya açıldı.Öğretmen olarak görev yapan Akyel, yeni yerler görmeyi,yeni kültürler tanımayı çok sevdiğini bu nedenle fırsat buldukça seyahat ettiğini söylüyor.

İşte size okudukça içinizi kıpırdatacak,yola çıkma arzusunu tetikleyecek bir röportaj;

Öncelikle sizi tanıyalım.Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

ODTÜ Biyoloji mezunuyum ve yedi senedir Biyoloji Öğretmeniyim. Üniversite yıllarıma baktığımda tek ‘’keşkem’’ okulumun anlaşmalı olduğu birçok ülkede gidip erasmus yapma şansım varken, ya dönem uzarsa korkusuyla gitmemiş olmamdır.  O yıllarda her fırsat bulduğumda İstanbul, Eskişehir ya da İzmir’e giderdim. Hayatımın her döneminde sosyalleşmeyi, farklı insanlar tanımayı, farklı yerler keşfetmeyi seven biri oldum. Monotonluk kavramı bana hiçbir zaman uymadı.Sıradan başlayan bir günü , bir arkadaş ziyaretiyle,bir kafeye giderek,farklı bir sokaktan yürüyerek, deniz kenarına giderek, bazen sadece bir mekana oturup insanları izleyerek bitirmeye çalışırım hep. Mesleğimin de getirdiği bir avantaj olarak her tatilimi(sağlık başta olmak üzere bir aksilik olmadıkça) farklı bir noktada geçirip, farklı şehirlerin ruhlarında yaşamayı, farklı kültürden insanları tanımayı hayat felsefesi haline getirdim.

Ne kadar zamandır seyahat ediyorsunuz?

 Üniversite yıllarımda birçok yurt içi seyahetlerim oldu fakat ciddi anlamdaki seyahatlerim çalışmaya başladığımdan itibaren başladı diyebilirim.

İlk yurtdışı gezinizde nereye gittiniz? Bu gezi size neler kattı?

İlk yurtdışı seyahatimin benim için çok ayrı bir macerası var.Çünkü,dünyanın bir ucuna yalnız uçabilme cesareti gösterip Avustralya’ya gittim. Uçakta bir gün dile kolay...Ama uyumayı seven biri için çokta uzun geçtiğini söyleyemem.Sosyalliği sevdiğim gibi kendimle yalnız kalabildiğim ortamları ayrıca yaratmayı seven biriyim ve bu yolculuk bana insanın istedikten sonra yapamayacağı hiçbir şey yoktur mesajını verdi ve diğer seyahetlerimin planlaması için beni teşvik eden en önemli nokta oldu. Avustralya şimdiye kadar gezdiğim ülkeler arasında doğasına hayran kaldığım sayılı yerlerden oldu. Ayrıca Orta Avustralya’da aborjinlerin doğal yaşantısına tanıklık etmek beni baya etkilemişti.

En beğendiğiniz ve sizi etkileyen ülke ya da şehir neresi oldu?

 Aslında bunun cevabı için söyleyebileceğim iki yer var, ikisininde bende yeri çok ayrı. Biri iki ay yaşayıp bir yandan İspanyolca öğrenirken kendimi sanki orası için doğmuş gibi hissettiğim, ruhumun tüm ihtiyaçlarına cevap veren Barselona. Diğeri sanki zaman makinesine konulup gözlerimi 1950 yılında açtığım asla dünyanın hiçbir yerinde o tecrübeleri yaşayamayacağım ve o gözlemleri yapamayacağım, insanların fakir ama mutlu olduğu Küba.

Şu ana kadar olan gezilerinizde yaşadığınız en kötü ve ilginç olay neydi?

Sanırım en korku dolu anımı bu yaz Küba’da yaşadım. Bizi alan taksiciye gideceğimiz adresi aktardığımız ve anlayıp anlamadığını teyit ettiğimiz halde bizi tamamen farklı bir adrese götürürken fark ettik ve bizim için biraz korku dolu anlar başladı çünkü bir turistin Küba’da telefona tek erişimi belli başlı genel internet noktaları (oda şehrin max 2 yerinde). Üstelik başka bir şehre gitmek için otobüse yetişmemiz gerekiyordu. Kaçırsak Küba gibi bir yerde en iyi şansımız ertesi günkü otobüse yer bulabilmekti ki herkesin biletlerini birkaç gün önceden aldığı düşünülürse bu imkansızdı. Neyse ki yanlışlıkla girdiğimiz yolda bir ev sahibi gideceğimiz adresi anlayıp taksiciyi yönlendirdi ve ucu ucuna yetiştik.

Bu yıl içinde planladığınız bir geziniz var mı? Varsa nereye?

 

Evettt çok yakında İngiltere ve İskoçya gezilerim olacak ☺ Beni ve gezilerimi instagram hesabımdan takip edebilirisiniz. ( https://www.instagram.com/gzdeakyl/?hl=tr )

Seyahat tutkunlarına neler söylemek istersiniz?

Herkesin ruhunu besleyeceği bir aktiviteye ihtiyacı vardır,benimki kesinlikle ‘’seyahat etmek’’. Bu konuda ruhumun doyumsuz oluşuna kızamıyorum,çünkü dünya çok büyük ve keşfedecek çok şeyimiz var. Asla hayallerinizden vazgeçmeyin gidin bambaşka şehirlerin sokaklarında kendinizi kaybedin ve o şehri doyasıya yaşayın. Kim bilir belki bir gün bambaşka bir yerde karşılaşırız ☺ Seyahatle kalın!

TURİZMKIBRIS

 

 

 

 

3.2b
Okunma