Final Üniversitesi’nde 'İnsan Hakları' Konferansı

Final Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi ve Hukuk Kulübünün işbirliğiyle düzenlenen konferansta, "İnsan Hakları" konusu güncel örneklerle masaya yatırıldı.

Final Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi ve Hukuk Kulübünün işbirliğiyle düzenlenen konferansta, "İnsan Hakları" konusu güncel örneklerle masaya yatırıldı. Hukuk Fakültesi öğrencisi Kardelen Kurşun’un sunuculuğunu yaptığı konferansın başlangıcında Hukuk Kulübü öğrencileri Emre Soruç ile Bekir Duran kısa bir dinleti sundu ve “Ey Özgürlük” şarkısı tüm salonun katılımıyla bir ağızdan söylendi.

Dinletinin ardından Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Merdan Hekimoğlu, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferansta, 'İnsan Haklarının Boyutları' başlıklı bir sunum yaptı.

“20. yüzyılın en önemli başarısı; insan hakları fikrinin öne çıkarılmasıdır”

Dekan Prof. Dr. Hekimoğlu, sürekli gelişen ve zenginleşen dinamik bir kavram olarak insan haklarının temelinde insan onuru kavramının yattığını belirterek, 20. yüzyılın en önemli başarısının insan hakları fikrinin öne çıkarılması olduğunu söyledi. Ayrımcı ve insanları ötekileştiren bir anlayıştan uzak durulmasının önemine işaret eden Hekimoğlu, ortak bir insanlık ülküsüne olan ihtiyacın önemine ve gerekliliğine dikkat çekti.

Dekan Prof. Dr. Hekimoğlu, yaptığı açıklamada resmi rakamları da paylaştı. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, kurulduğu 1959 yılından 2018 yılı sonuna kadar verilen toplam 21,651 hükmün üçte birinden fazlası üç devlete ilişkin: Türkiye (3,532), Rusya Federasyonu (2,501) ve İtalya (2,396). Prof. Dr. Hekimoğlu, “Türkiye’nin önemli bir insan hakları sorunu vardır ve bu sorunu bir an önce çözmeyi başarmalıyız. Türkiye’nin insan hakları sorunu, kısmen mevzuattan kaynaklandığı gibi, bazen de otoriter siyasî kültür, kapalı ve merkeziyetçi kurumsal yapılanma, çoğu zaman ise hukuk uygulayıcılarının zihniyeti kökenli olabiliyor. Ancak Türkiye’nin bir an önce bu ciddi sorunla yüzleşmesi ve gerekli tedbirleri alması şarttır” şeklinde konuştu.

Ülkemizin İnsan Hakları Karnesi

Dekan Prof. Dr. Hekimoğlu’nun verdiği bilgiye göre, KKTC'de insan haklarının temelini oluşturan 10 Aralık Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi, ulusal hukukun ayrılmaz bir parçasını meydana getiriyor. Kıbrıs Türk halkının uluslararası hukuk kapsamındaki self – determinasyon hakkı bağlamında bir devlete sahip olma doğal hakkının ifadesi olan KKTC'nin, Türkiye dışında ayrı bir devlet olarak hala tanınmamış olması, Kıbrıs Türk halkına yönelik ciddi bir insan hakları ihlali olarak görülmelidir.

Konferans kapsamında son olarak Hukuk Fakültesi öğrencisi Kübra Şanverdi “Rosa Parks” davasını; Osman Lök “Yüzbaşı Dreyfus” davasını; Helin Güler ve Rana Erpolat, “Alicje Tysiac” davasını, Nazlıcan Güler ise “Nahide Opuz” davasını sundu. Soru cevaptan olan tartışma safhasından sonra konferans sona erdi.

135
Okunma