Ebru Osman: Vaktiniz ve enerjiniz varken gidin dünyayı gezin!

TURİZMKIBRIS-Arzu Gündüzler-

Turizm Kıbrıs'ta uzun bir aradan sonra genç yaşında gezme tutkusuyla yanan, onlarca ülkeye ayak basmış, birçok farklı kültürü yaşayarak deneyimlemiş bir Kıbrıslı Türk ile buluşturuyorum sizi. Bakalım seyahat onun için ne demekmiş? hayatına neler katmış? kendisinden dinleyelim.

Hazırsanız başlıyoruz...

  • Öncelikle sizi tanıyalım. Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

İsmim Ebru Osman. İngilterede doğdum ve 7 yaşına kadar hayatımı orada sürdürdüm. Ailemin Kıbrıs'a geri gelme isteğiyle birlikte Kıbrıs’a taşındık ve 17 yaşına kadar Kıbrıs'ta büyüdüm. Daha sonrasında Üniversite eğitimi almak için İngiltereye taşındım. O zamandan beridir farklı ülkelerde hayatımı sürdürmeye başladım.

Gezgin ruhumla ve kendimi keşfetme tutkusuyla yola çıktım ve o yolda uzun bir süredir devam ediyorum. Yeni deneyimler kazanmak, kendimi geliştirmek, farklı kültürlerden insanlarla tanışmak ve öğrenmek benim için bir hayat felsefesi oldu.

  • Dünyayı gezme serüveni nasıl başladı?

Dünyayı gezme serüvenim 17 yaşında İngiltere'ye üniversite okumaya gittikten sonra başladı. Üniversitedeyken başka ülkelere ve şehirlere gitme fırsatı buldum ve her gittiğim ülkenin birbirinden ne kadar farklı olduğunu gördüm. Üniversitenin son yılında yurt dışında yaşamanın beni ne kadar çok büyüttüğünü ve beni ne kadar çok geliştirdiğini fark ettim. Bu yüzden üniversiteyi bitirdikten sonra, yurt dışına gidip geze geze farklı ülkeleri keşfetmek, hem de kendimi tanımak için bir fırsat verme kararı aldım. Kısacası üniversite yıllarımda başladı herşey. 

  • Ne kadar zamandır seyahat ediyorsunuz?

Toplam olarak 8 senedir üniversite hayatım da dahil olmak üzere yurtdışında yaşıyorum. Bu 8 sene zarfında 4 farklı ülkede yaşayıp bir çok ülkeye ve şehirlere seyahatlerde de bulundum.

  • İlk yurtdışı gezinizde nereye gittiniz? Bu gezi size neler kattı?

İngiltere’de okumam dışındaki diğer yaptığım ilk seyahatim İspanyaya olmuştu. İngiltere'de tanıştığım  arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Barselona ve Katalonya bölgesini gezmiştim. İspanyol arkadaşım sayesinde o ülkeyi bir turist olarak değil de, bir yerli gibi yaşamayı tecrübe ettim. O seyahatim kendime “vay be insanlar ne hayatlar yaşıyormuş” dedirtmişti. Hayatın Kıbrıs – İngiltere – Türkiye’den ibaret olmadığını bambaşka hayatların yaşandığını ilk o seyahatimle tatmıştım. O kadar güzel gelmişti ki bu deneyimi daha sık yapmalıyım demiştim kendime. 

  • Seyahatlerinizi nasıl finanse ediyorsunuz?

Daha uzun vadede kaldığım ülkelerde çalıştım ve oradan elde etmiş olduğum para ile seyahat için bir bütçe ayırıyordum. Bir süredir evden çalışmaya başladığımdan dolayı seyahat edip aynı zamanda işimi de yapabiliyorum.

 

  • Gideceğiniz ülkeye hazırlık yaparken nelere dikkat edersiniz?

Açıkcası çok fazla hazırlık yapmıyorum. Gideceğim ülkelerde öncelikle nereleri görmek istediğime dair küçük bir araştırma yapmayı tercih ediyorum daha sonra akışa bırakıyorum herşeyi ve herşey olması gerektiği gibi oluyor zaten.

  • Seyahat etmenin oldukça zor ve kısıtlı olduğu bir süreç yaşıyoruz. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Evet bu süreç seyahat severler için zor bir dönem, pandemi dönemine girmeden önce güzelce seyahat etmiştim, iyi ki de etmişim.  Bu süreçte ailemle birlikte vakit geçirerek aynı zamanda Kıbrıs’ta bir süreliğine de olsa yaşamayı değerlendirerek geçiyorum.

  • Korona sonrası için planladığınız bir seyahat var mı? 

Korona öncesinde seyahat etmeyi planladığım yerler vardı. Hatta en son yaşamış olduğum ülkeyi bırakıp bir süreliğine ailemi ziyaret ettikten sonra Asya bölgesini keşfetmek için yola çıkacaktım. Ancak koronadan dolayı bu planı biraz ertelemek durumunda kaldım. Daha yakın tarihte ise Yunanistan’a gitmeyi ve kısa bir süreliğine orada yaşamayı planlıyorum.

  • Son olarak okuyucularımıza mesajınız nedir? 

Bir çok insanın cesaret edemediği şeyi yapıyorsun, nasıl yapıyorsun? diye soruyorlar bana, aslında bir çok insan yanlız başına yola çıkmaktan korkuyor. Onlara verdiğim cevap; bunu sen de yapabilirsin, karar verip kendine güvenmen yeterli, zaten gerisi bir şekilde gelir. 

Hep söylüyorum, hayat tek bir yerde yaşamak için çok kısa. Vaktiniz ve enerjiniz varken gidin dünyayı gezin, farklı kültürler öğrenin, farklı arkadaşlıklar kurun ve farklı hayatlar tecrübe edinin. Böylece hayatın kafanızda kurduğunuz o vizyondan çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. Bunların hepsini yaparken “kendinizi” tanımak için de fırsat verin. İnanın bana her gittiğiniz yerden yeni bir kişi olarak çıkacaksınız ve başladığınız yere geri döndüğünüzde hayata aynı gözlerle bakmayacaksınız.

1.9b
Okunma