Dünyanın zirvelerine tırmanan ilk Kıbrıslı Türk!

Bu haftaki röportajımızda ülkemiz için gurur kaynağı bir Kıbrıslıyı ağırladık. Dünyanın en büyük firmalarından biri olan Amazonda çalışan Birkan Uzun, adrenalin tutkunu bir Kıbrıslı Türk.Dağcılığa tutkuyla bağlı, seyahat etmeyi, keşfetmeyi seviyor.

TURİZMKIBRIS-Arzu Gündüzler-

Birkan'ın hayali dünyanın en yüksek yedi zirvesine tırmanmak.Şu ana kadar yedi zirveden dördüne tırmanan Birkan, dünyanın en büyük dağı olan Everest'in zirvesine çıkmak için sponsor bekliyor.Dilerseniz bu adrenalin tutkunu gencin hikayesini kendisinden dinleyelim.

·Sohbetimize seni tanıyarak başlayalım. Biraz kendinden bahseder misin?

·Ben, Birkan Uzun. Amerika’da, Washington eyaletinin Seattle sehrinde yaşıyorum. Burada Amazon’da bilgisayar mühendisi olarak çalışıyorum. Boş zamanlarımda ise kayak, yürüyüş ve buz tırmanışları gibi dağ sporları ile uğraşıyorum. KKTC’de doğup büyüdum. Turk Maarif Koleji’nde lise eğitimimi tamamladıktan sonra, Massachusetts Institute of Technology Üniversitesinde Bilgisayar Bilimi üzerine lisans ve master yaptım. Şu anda Yedi Zirveler diye bilinen, dünyanın yedi kıtasının her birinin en yüksek dağına tırmanmayı içeren bir proje üzerinde uğraşıyorum.

·Neden dağcılık diye sorsak, en cezbedici yanı ne sana göre?

·Şunu söylemeliyim ki dağcılığı ve benzeri sporları yapmak için insanların farklı motivasyonları vardır. Bana göre her biri ilginçtir. Bu sporda madalyalar, resmi yarışmalar veya para ödülleri yok. Çoğu insana sebepsiz ve verimsiz gelebilir. Bana sorarsanız, dağcılık aktiviteleri esnasında edindiğiniz deneyim size çok seyler katıp, hayatınızı bile değiştirebilir. Doğaya karşı verilen mücadelenin zorlukları karşısında günlük hayatınızdaki sorunlar çok basit kalıyor. Kendinizi büyük coğrafyaların içinde hareket ederken bulduğunuzda, ne kadar küçük ve önemsiz olduğunuzu anlıyorsunuz. Bu da herkesi daha alçakgönüllü ve mütevazi yapar. Aynı zamanda, vücudunuzun ve beyninizin sizi ne kadar ileriye taşıyacağını görüp, kararlılık ve sıkı çalışmanın sizi hedeflerinize ulaştırabileceğini öğreniyorsunuz.

·Dünyanın zirvelerine tırmanan ilk Kıbrıslı Türk’sün. Bu deneyimlerini anlatır mısın?

·Şu ana kadar Yedi Zirveler’in dördüne tırmandım. Bunlar: Avrupa’da Elbrus, Afrika’da Kilimanjaro, Guney Amerika’da Aconcagua ve Kuzey Amerika’da Denali’dir. Geriye kalan üç zirve ise Asya’da Everest, Antartika’da Vinson ve Endonezya’da Puncak Jaya’dır. Şu ana kadar katıldığım yurt dışı ekspedisyonlarda tanıştığım herkes Kıbrıslı Türk olmama çok şaşırıyor. Genelde hiçbiri Kıbrıslı bir Türk’le tanışmamış ya da Kıbrıs’ın nerede olduğunu bilmiyordur. Güzel sohbet konusu oluyor; insanlara ülkemizin tarihinden bahsediyorum. Dağcılığın pek yaygin bir spor olmadığını anlatıyorum, ama güzel tırmanılacak dağlarimiz olduğunu söylüyorum ve mutlaka tatile davet ediyorum. Yedi Zirveler projesini bitirebilirsem, bunu yapmış ilk Kıbrıslı Türk sporcu olmuş olacağım, ve bu çok büyük bir motivasyon. Ülkemizi bu sayede tanıtabilmek gurur verici birşey.

Bu sporla uğraşırken en çok ne gibi noktalarda zorlanıyorsun ve bu zorluğun üstesinden nasıl geliyorsun?

Bu sporun çeşitli zorlukları var benim için. En önemli sorunlar genelde lojistik. Tırmanılacak yere nasıl gidileceği, rota belirlenmesi, kamp yapılacak yerlerin seçilmesi, yemek planlaması gibi şeyler… Bunların yani sıra yurtdışı ekspedisyonları bayağı pahalı olabiliyor uçuş, otel gibi masraflar işin içine girince. Lojistik zorlukların yanında aşmanız gereken fiziksel ve zihinsel engeller de var. Yüksek irtifada oksijen bayağı azaldığı için ciğerleriniz çok zorlanıyor ve yavaş yürümek veya tırmanmak zorundasınız. Bunu bir de sıfır altı derecelerde yaptığınızı düşününce, kendinizi zihinsel olarak sınıyorsunuz bayağı hedefinize ulaşabilmek, bazen de hayatta kalabilmek için.

Dağcılık gerçekten de tahmin edildiği kadar masraflı bir spor mu? Ekipmanlar, ulaşım… Bu konuda ne gibi alternatiflerin oluyor? Ülkemizde veya dünyada, özellikle bu konuda dağcılara destek veren platformlar var mı?

Evet ya da hayır. Daha once de bahsettiğim gibi, Yedi Zirveler gibi yurtdışında, uzun süreli ekspedisyonlar masraflı olabiliyor. Everest ekspedisyon fiyatları rehberli bir grupla giderseniz  60 bin dolar ile 120 bin dolar arası değişebiliyor. Ama bu tür dağlar yerine, kendi yaşadığıniz yerlerde tırmanış yapabilirseniz, bayağı ucuz bir spor. Ilk olarak satın almanız gereken ekipman pahalı olsa da, onları uzun yıllar kullanabiliyorsunuz ve spor bedavaya geliyor dağlarda. Kendi bölgenizde, güzel yerlerde yapabileceğiniz doğa yürüyüşleri ve tırmanışlar, Yedi Zirveler gibi büyük ekspedisyonlara en iyi alternatif.

Ben de Washington eyaletindeki en yüksek 100 dağa tırmanmaya çalışıyorum. Bu da diğer yurtdışı ekspedisyonları için iyi antreman oluyor, neredeyse hiç bir ucret ödemeden. Bunların yanında, sizin de sorduğunuz gibi, dağcılara destek veren rehberlik şirketleri vardır. Bu şirketlerdeki rehberler Uluslararası Dağcılık Federasyonu (IMFGA) tarafından lisanslı, dağ sporu rehberliği yapan kişilerdir. Rehberlik şirketleri ile tur rezervasyonu yaptığınız zaman, genel olarak yemek, kalacak çadır ve sizin dağdaki güvenliğinizden sorumlu oluyorlar.

Eminiz tırmanış maceralarında sayısız keşiflerin oluyordur. Çok fazla kişi tarafından bilinmeyen ama görülmesi gerektiğini düşündüğün noktalar var mı bizimle paylaşabileceğin? Senin tırmanış yapmayı en çok sevdiğin bölge hangisi?

Kesinlikle! Çoğu insanın tatil yapmaya gidip asla şehirlerden çıkmadıkları bazı ülkelerde görülmesi gereken mükemmel yerler vardır:

Cile ve Arjantin’de Patagonia bölgesi: 2 hafta boyunca yürüyüş yapıp kamp kurabileceğiniz, buzulları, yağmur ormanlarını ve yüksek dağları bir arada bulabileceğiniz harika bir yer.

Hırvatıstan’da Plitvice Milli Parki: Yüzlerce şelalenin göllere döküldüğü, yemyeşil bir doğa harikası..

Amerika’nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon: herkesin gidip fotoğrafını çektiği, ancak içinde yürümediği bir kanyon. Kanyonun içine inip günlerce yürüyüp kamp yapabiliyorsunuz. Hayatımda tanık olduğum en güzel günes batışı ve yıldızları izleme firsatı…Son olarak da benim favorim: Alaska Dağlar bölgesi!

 

Yeşillikler ve göllerle başlayıp, yükseldikçe buzulların ve karlı dağların kapladığı binlerce kilometre karelik bir bölge. Bir çok insan bu dağları tırmanmaya cesaret edemiyor, ama küçük uçaklara binip dağların üzerinde uçup manzarayı görebiliyorsunuz.

Son olarak, dağcılık ve tırmanma isteğine sahip ama çeşitli sebeplerden bir türlü harekete geçememiş kişilere ne söylemek istersin?

Söyleyebileceğim en önemli sey “bu spor gözünüzü korkutmasin” olsa gerek. Kıbrıs gibi ülkelerde çok fazla yaygın olmamasına rağmen, ülkemizde bu işin rehberliğini yapan birkaç kişi vardır. Onlara ulaşıp küçük tırmanışlar deneyebilirsiniz. Bunun yanında Girne’ye gidip dağlarımızdaki patikalarda yürüyüp harıka deniz manzaraları görebilirsiniz. Eger bu spora iyice alışmışsaniz ve kendinizi sınamak istiyorsanız, Türkiye’de Aladağlar bölgesinde zorlu tımanışlar vardır. Eğer o tür şeyleri de yapmışsaniz, mutlaka yurtdışı bir ekspedisyon tavsiye ederim. Fransa’nın Alp’lerinde rehber eşliğinde.3-4 günden başlayıp daha da uzun süren tırmanışlar yapabilirsiniz.

 

852
Okunma