Bolivya'ya KKTC bayrağı diktiler!

Gezgin Röportajlarında bu haftanın konukları sosyal medya oldukça beğenerek takip ettiğim gezgin çift Ayfer ve Onur!

ARZU GÜNDÜZLER-TURİZMKIBRIS

TurizmKıbrıs'ta bu hafta, seyahat etmeyi yaşam biçimi haline getiren hem hayat, hem yol arkadaşı olan Ayfer ve Onur'un hikayesini paylaşacağım. 21 yıldır birlikte olan ve birlikte dünyayı keşfe çıkan, çiftimizin yolları Kıbrıs'ta kesişmiş! Amerika, Antarktika ve Avrupa'da birçok ülkeye ayak basan ve Kıbrıs'ın kendileri için farklı bir yeri olduğunu dile getiren çiftimiz, Bolivya'ya KKTC bayrağını dikerek Kıbrıs'a olan sevgilerini de  göstermiş. Şimdi bu hikayeyi çiftimizden dinleyelim...

Kendinizden bahseder misiniz? Ayfer ve Onur’un hikayesi nasıl başladı?

Hem hayat hem de yol arkadaşı olmuş, hayallerimizin peşinden giden seyahat tutkunu bir çiftiz. Tanışmamız Onur’un Kıbrıs’ta okuduğu üniversite yıllarına kadar uzanıyor. O yüzden Kıbrıs’ın yeri bizim için ayrıdır. 21 yıllık birlikteliğimizde sadece hayatlarımızı değil seyahat tutkumuzu da birleştirdik. Birlikte dünyanın birçok farklı coğrafyalarında bulunduk, bazılarında yaşadık ve yaşarken de gezdik. Bugüne kadar yaptığımız en uzun gezimiz; “Kutuplara Yolculuk” adını verdiğimiz, 15 ay süren Kuzey-Orta-Güney Amerika, Antarktika ve Avrupa’yı kapsayan maceramız oldu. Tek motosiklet, iki kişi, farklı coğrafyalarda 78.000 km ve 7/24 birlikte geçen müthiş bir deneyimdi. Kuzey ve Güney Kutup Daireleri’ni geçerken hayallerimizi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadık... 

 

  • Kıbrıs’ta yaşadığınız dönemden bahseder misiniz?

Onur, üniversite yıllarını Gazimağusa’da geçirdi. Çok güzel anıların ve dostlukların biriktirildiği, ayrıca birbirimizi tanımamıza vesile olan Kıbrıs’ın yaşamımızda özel bir yeri vardır. Birlikte tekrar ziyaret etmek için sabırsızlanıyoruz. 

  • Seyahat etmek sizin için ne ifade ediyor?

Seyahat etmek bizim için bir tutku,  hayat enerjimiz, gezdikçe yaşadığımızı hissediyoruz.

  • Seyahatlerinizin hazırlık aşamalarını anlatır mısınız? 

Gezi tutkunu bir çift olunca fırsat buldukça seyahat kitapları, dergiler ve gezi bloglarını okuyarak kısa ve uzun süreli gezi hayalleri kurup planlar yapıyoruz. Tatil fırsatı yakaladığımızda da gideceğimiz mevsime göre bölgeyi seçiyoruz. 

Motosikletle yaptığımız gezimizin araştırmasına ise geziden yaklaşık 3 yıl önce başladık. Benzer rotayı yapmış arkadaşlardan edindiğimiz bilgilere, bizim öncelikli görmek istediğimiz yerlerin listesini de ilave ederek rotamızı belirledik. Elbette hava ve yol şartlarından dolayı ve tanıştığınız yerel halkın tavsiyeleri ile yolda değişiklikler oldu. Web sitemizde “Kutuplara Yolculuk” başlığı altında gezi öncesi yaptığımız bütün araştırmalarımıza yer verdik, daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenlere okumalarını tavsiye ederiz.

  • Motosikletle seyahat etmenin avantajları/dezavantanjları nelerdir?

Yolda olmaktan her şekilde keyif alıyoruz ama motosikletle gezerken kendimizi daha özgür hissediyoruz. Yol ile bütünleşip bir parçası oluyorsunuz. Geçtiğiniz ülkenin hemen hemen bütün coğrafyasını 5 duyunuzla hissederek dolaşabiliyorsunuz. Bu sayede hem ülkenin genel durumunu, farklı kültürlerini, doğasını çok daha iyi gözlemleme şansınız oluyor.

Dezavantajı, hava şartlarından dolayı olabiliyor. Yazın aşırı sıcaklarda motosiklet kıyafetleri konforlu olmuyor. Hazırlıksız yakalanılan sağanak yağışlar veya aşırı soğukta yolculuk etmek de pek keyifli değil. Özellikle uzun yolculuklarda 4 mevsime göre eşyanızı ayarlamanız gerekiyorsa ve bizim gibi iki kişi tek motosiklete sığmak ekstra beceri istiyor

  • Daha çok Güney Amerika’yı gezdiniz. Güvenlik açısından sizi tedirgin etmedi mi? Yolculuk sırasında ne gibi önlemler alırsınız?

Meksika, Orta-Güney Amerika ülkelerinde yaşanan güvenlik sorunlarının biraz abartıldığını düşünüyoruz. Evet, güvenlik açığı var ama basit önlemlerle ve size lokallerin kesinlikle gitmeyin dediği bölgelere gitmeyerek güvenlik sorununu minimuma indirebilirsiniz. Gittiğiniz dönemde ülkedeki siyasi ve diğer gelişmeleri takip etmek önlem almanızda faydalı olacaktır. Biz bu ülkeleri gezerken turist gibi davranmamaya, elimizde kamera her önümüze geleni fotoğraflamamaya özen gösterdik. Kaldığımız yerlerde ilk sorumuz bölgenin güvenliği oldu. Özellikle gece çıkmamamız tavsiye edilmişse geç saatlere kadar sokaklarda dolaşmadık. Tedirgin olduğumuz yerler tabii ki oldu, zaten güvenlik sorunu olabilecek yerleri hissediyorsunuz. Hava karardıktan sonra yol yapmamaya özen gösterdik. 

  • Yaşadığınız ilginç bir olay var mı? 

İlginç çok anımız var ama “Kutuplara Yolculuk” gezimiz sırasında tanıştığımız Marko; cesareti ile bizi o kadar çok etkiledi ki ona yer vermek isteriz. Hem yola çıkmak isteyeceklere de belki cesaret verip ilham olur…Marko ile Alaska’da kamp alanında tanıştık. Aslen Romen ama Avusturya’da büyümüş ve 2009 yılından beri motosikleti ile dünyayı geziyordu. Gezisinin sonunda yani 2017 yılında 280.000 km yol yapmış olacaktı. Buraya kadar her şey normal gelebilir ama onu diğer motorculardan daha cesur yapan; sağır ve konuşamıyor olmasıydı. Sizce de müthiş değil mi? Dil bilmiyorum nasıl anlaşırım diye tek başına farklı bir ülkeye gitmeye cesaret edemeyenler için Marko’dan güzel örnek olabilir mi? Yapacağımız rotayı geçtiği için akşam işimize yarayacak bilgiler verdi. Nasıl dikkatli olmamız gerektiği, motoru hangi ülkeden geri gönderirsek daha uygun olur vs. Anlaşmak için duymak veya aynı dili konuşmanın ne kadar önemsiz olduğunu beden dilinin her kapıyı açabileceğini bize bir kez daha hatırlattığı ve ufkumuzu açtığı için Marko’ya teşekkürler...

  • Şu ana kadar hep çok uzak ve farklı yerlere gittiniz? Bu yolculuklarda neler deneyimlediniz?

Okuduklarımızdan ve duyduklarımızdan ister istemez ön yargı ile girdiğimiz bazı ülkelerde ne kadar yanlış düşündüğümüzü gördük. Ön yargılarımızı bir kenara bırakarak yola devam etmeyi öğrendik. Az eşya ile yaşanabildiğini,kendi kendimize bir hayat standardı oluşturduğumuzu ve bu standardın gerektiğinde düşürülebileceğini de fark ettik. Daha sakin olmayı, sabretmeyi, güvenmeyi, paylaşmayı, daha bol gülmeyi, kısacası hayatın tadını daha fazla çıkarmaya çalışıyoruz.

  • Bolivya’da KKTC bayrağı diktiniz. Bu hikayenizi bizimle paylaşır  mısınız?

Gezimiz sırasında Mexico City’e vardığımızda bizi sosyal medyadan takip eden müsteşarımız Serdar Bey’i konsolosluğumuza uğrayarak ziyaret ettik. Meksika ve Orta Amerika ülkeleri hakkında hem detaylı bilgiler verip, hem de güvenlikle ilgili tavsiyelerde bulundu. Ayrılırken de birer tane T.C. ve KKTC bayrakları hediye etti. Bolivya’da Uyuni Tuz Çölü’ne gittiğimizde ülke bayraklarının dalgalandığı platforma her iki bayrağı da asacaktık. Bayraklarımız dünyanın en güneyindeki şehir diye geçen Ushuaia’ya oradan da Bolivya’ya kadar bizimle seyahat etti. Yaklaşık 7 ay sonra da ülke bayraklarının arasında yerlerini aldılar. Büyük olasılıkla ilk KKTC bayrağını biz astık ve neresi olduğu çok merak edildi. 

  • Yola çıkmak isteyenlere mesajınız ne olurdu?

Ön yargılarından ve korkularından sıyrılıp ilk adımlarını atmalarını tavsiye ederiz. Gezdikçe özgürleşecekler… Bizi en iyi motive eden Paulo Coelho’nun sözü umarız sizleri de motive eder

2.2b
Okunma