Kutna Hora'da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

Çek Cumhuriyeti'nin Kutna Hora bölgesinde bulunan, bu kilise diğer kiliselerden biraz farklı inşa edilmiş. 
Sedlec Kilisesi’nin iç dekorasyon tamamen gerçek insan kemikleri ile tasarlanmış.

Efsaneye göre 13. yüzyılda Bohemya Kralı Otakar, dönemin başrahibi Henry’yi Kudüs kutsal topraklarına gönderir. Henry, Kudüs’ten dönerken yanında bir miktar toprak getirir ve toprağı bugün kilisenin bulunduğu alana serper. Kutsal toprakların varlığı zaman içinde kilisenin bulunduğu yeri de kustallaştırır ve insanların özellikle gömülmek istediği bir yer haline gelir. Kolera hastalığının yaygınlaşmasıyla hayatlarını kaybeden binlerce insan buraya, Sedlec’e defnedilir. 15. yüzyılda ise mezarlığın içine naif bir kilise inşa edilir.

Kilisenin bahçesinde kutsal olduğuna inanılan topraklara rağbet o kadar fazla olmuştur ki, ölülerin definleri için yer kalmamaya başlar. Bunun üzerine önceden gömülmüş kişilerin kemiklerinin çıkarılması ve bu şekilde yer açılması önerisi ortaya atılır. Bu fikir uygulandığında ise 40 binden fazla insanın kemiği ortaya çıkmış olur.

Sedlec Kilisesi, 18. yüzyılda daha büyük ve barok tarzda olması amacıyla yenilenmiştir. Kilisenin sahibi Schwarzenberg Dükü ise iç dekorasyonun tamamen bu kemiklerden oluşmasını ister ve kilise günümüzdeki halini alır. Adı Sedlec Kilisesi olmasına rağmen ziyaretçiler tarafından Kemik Kilisesi (Bone Church) olarak popüler olmuştur.

Sedlic Kilisesi’nin bahçesindeki mezarlığı da, kilisenin etrafında bir tur atarak görebilirsiniz. Her mezar çok bakımlı ve herbiri çiçeklerle donatılmış.

Yapının içine girmek için bileti kapısından alıyoruz ve içeri giriyoruz. Bu esnada da ziyaretçilere bilgilendirme kağıtları veriyorlar. Üstelik aralarında Türkçe metinli bilgiler de mevcut. Bu konuya çok şaşırsak da, kilisenin içine girdiğimizde neyin ne olduğunu unutuyoruz.

Kilisenin içinde her şeyin kemiklerden yapıldığını belirtmiştik. Schwarzenberg Ailesi’nin kocaman arması da kemikle yapılan süslemeler arasında. Üstelik armanın sağ alt tarafında bir karga, kafatasının gözleri ile ilgileniyor, diğer bir deyişle gözlerini oyuyor. Söylenene göre dönemin prensinin, Türklere karşı yapılan Raab Savaşı‘ndaki galibiyeti temsil ediyor. Osmanlı Ordusu 1594 yılında Avusturya, Eflak seferine çıkar ve Raab Kalesi’ni ele geçirir. Ancak, birkaç yıl sonra Schwarzenberg ailesi bir anlaşma ile kaleyi geri alır ve bu galibiyeti armalarına işletirler.

Kiliselerdeki odalardan birkaçında adeta piramit şeklinde inşa edilen yapılar bulunuyor. Yalnızca kemiklerden oluşan bu yapılar içine girilmesin diye bir kafes içerisinde tutuluyor. Üstüste bindirilen kemiklerin en önemli özelliği herhangi bir şekilde birbirlerine bağlı olmamaları.

Kilisenin iç dekorasyonunda bulunan sunak alanı, heykeller ve tavan süslemeleri tamamen kemiklerden oluşuyor. Şapelin ortasındaki büyük bir avize bulunuyor. İnsan vücudundaki kemiklerin kullanılmasıyla hazırlanan avizenin altındaki alan, Kutno Hora’nın ileri gelen 15 kişinin kemiklerinin saklandığı yer, bir çeşit türbe gibi.

213
Okunma