Antalya'da bir gelenek doğuyor: I. Uluslararası Meze Festivali yola çıktı

I. Uluslararası Meze Festivali, Akra Otel'in ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirildi. KKTC, Lübnan ve Yunanistan'ın yanı sıra Türkiye'den 25 işletmenin katıldığı ve 80 civarında mezenin hazırlandığı festivale ilgi oldukça yüksek oldu. Festivalle ile ilgili değerlendirme yapan Cengiz Haydar Barut ve Gökhan Sözen, festivalin Antalya için bir gelenek haline gelmesini amaçladıklarını söyledi.

I. Uluslararası Meze Festivali, Akra Otel'in ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirildi. KKTC, Lübnan ve Yunanistan'ın yanı sıra Türkiye'den 25 işletmenin katıldığı ve 80 civarında mezenin hazırlandığı festivale ilgi oldukça yüksek oldu. Festivalle ile ilgili değerlendirme yapan Cengiz Haydar Barut ve Gökhan Sözen, festivalin Antalya için bir gelenek haline gelmesini amaçladıklarını söyledi.

Akra Otel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen I. Uluslararası Meze Festivali’nde Lübnan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Yunanistan’ın yanı sıra Türkiye’den 25 işletme, hazırladıkları 100’e yakın meze çeşidini tanıttı.



HANGİ İŞLETMELER KATILDI?

Festival kapsamında Aila Fairmont Quasar, 7 Mehmet, Bay Nihat, Deniz Restoran, Bi Lokma, Dietta, Mutfak Sanatları Merkezi, Volkan Şiş Kebap, Zennup 1884, Duble Meze, Komodor, Tirmisci Bilo, Piyazcı Ahmet, Yengeç, Lapis, Baklacı Humusçu İbrahim, Charbel Antoun, Zıpkın, Gaspar ve Fakhreddine yaptıkları mezelerle festivale destek verdi. Her biri konusunda iddialı olan şefler, festival süreci içerisinde yaptıkları 3’er tane meze ile misafirlerin beğenisine sundu.

BARUT: YAVAŞ YAVAŞ ANTALYA'DAKİ EKSİKLİĞİ DOLDURCAK

Gastronominin giderek Türkiye'nin her yerinde ön plana çıkmaya başladığını belirten Cengiz Haydar Barut, ''Sadece Gastronomi ile ilgili değil, pek çok alanda festivaller ve fuarlar yapılmaya başlandı. Sebze ve meyve başta olmak üzere, pek çok şeyin çıktığı yer olan Antalya'da bunun eksikliği vardı. Bu festival de önümüzdeki yıllarda yavaş yavaş Antalya'daki bu eksikliği dolduracak.'' dedi.



''ANTALYA'NIN ÖNEMLİ BİR DEĞERİ OLACAK''

Barut, Festivali ileriki yıllarda sokağa taşıyıp halkla buluşturma planlarının olup olmadığını şeklindeki bir sorya ise, ''İlkler her zaman sancılı olur. 2, 3, 5.. belki de 10'uncusunda o aşamaya gelecek. Öncelikle insanların ilgisini görmek lazım. Bu festival mutlaka büyüyerek devam edecek ama ne kadar büyüyecek bunu ileriki yıllarda göreceğiz. Mesela Alaçatı ot festivali... Bu festival ilk başladığında 50 kişiyle başladı. Şimdi ise artık festival dönemlerinde insan alamaz duruma geldi. Alaçatı Ot Festivali'nin bu kadar büyüyeceğini kimse kestiremedi. Şimdi neredeyse yopun ilgiden dolayı neredeyse Alaçatı'ya girmeyi yasaklayacaklar. Uluslararası Meze Festivali de önümüzdeki yıllarda Antalya'nın önemli bir değeri, bir markası olacaktır.'' yanıtını verdi.


Antalya Valisi Münir Karaloğlu da festival alanını ziyaret etti

''FESTİVAL GRUBUMUZLA BİRLİKTE BÜYÜSÜN İSTİYORUZ''

Festival biletlerinin Biletix'ten satıldığını belirten Barut, ''Festivali Antalya'ya mı kendi grubunuza mı kazandırmak istiyorsunuz'' sorusuna ise şu yanıtı verdi:

''Bizim grubumuz zaten Antalya'nın en eski grubu. Festivalin grubumuzla birlikte büyümesi bizi mutlu eder. Festivalin şu anki durumu bir çocuğun dünyaya gelmesi gibi. Çocuk bir doğsun, büyümesini de hep birlikte izleyeceğiz.''



SÖZEN: BUGÜNE KADAR YAPILMAMIŞ OLMASINA ŞAŞTIM

Festival Komitesi Üyesi Tolga Sözen ise ''Kültür harmanı ile oluşan mezeler, karın doyurma değil de, keyif, dostluk ve sohbet sofralarını besleyen en önemli ürünler. Biz de bu konuda Ortadoğu ile Ege'yi birleştiren ülkeyiz. Bizim meze kültürümüzde hem batı hem de doğu var. Bu tip bir festivalin bugüne kadar yapılmamış olmasına ben şaştım. Akra Barut da bu projeye inandı, sahiplendi ve birincisini yaptık. Festivale konularında uzman olan işletme ve aşçıları çağırdık. Bu sene ülke anlamında az katılım var. Gelecek yıl İtalya, İspanya ve Portekiz gibi ülkeleri de bu işin içine katmamız lazım. Yine Fas, Tunus ve Cezayir’i de içine alacak bir çalışmayla geliştireceğiz” dedi.'' dedi.

''10 BİN KİŞİYİ AĞIRLAYAN BİR GELENEK OLMASINI UMUYORUM''

Festivale Yunanistan'ın 3 ayrı bölge ile katıldığını ifade eden Sözen, Lübnan-Beyrut'tan katılım olduğunu söyledi. Sözen, ''Aslında Şam'dan da katılım olacaktı ama ne yazık ki bu şanssız dönemde Türkiye'ye gelemediler. Aslında sorunun Türkiye ayağını çözdük ama Suriye ayağında problem çıktı. Onun dışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Avcılar Meyhanesi katıldı. Bunun dışında, festivale Türkiye'den 24 mekan katıldı. Bunların arasında şarküteri, meyhane, restoran, balık restoranı ve mezeciler bulunuyor. Festivali 80 çeşit renkli ve yaratıcı meze ile açtık. Umuyorum bu festival önümüzdeki yıllarda 200-300 çeşit meze ile 1.000 değil, 3 bin, 5 bin, 10 bin kişiyi ağırlayan bir gelenek olur.'' değerlendirmesinde bulundu.



''BU İŞLER DESTEK İŞİ, AKRA BARUT FESTİVALİ SAHİPLENDİ''

Bu tip çalışmaların destek işi olduğunu ve Akra Barut'un festivali sahiplendiğini kaydeden Gökhan Sözen, ''Umuyorum önümüzdeki yıllar da sahiplenilir ve bir gelenek oluşur. Akra'nın da festivali topluma mal etmek adına sahiplendi. Festival topluma anlatıldı, tanıtıldı, sunuldu. 5 yıldızlı bir otelde yapılmasına karşın sokağa sırt çevirmeyen bir festival. Misafirlerimizin arasında merak edip Biletix'ten bilet alıp gelen çok sayıda insan var. Bu anlamda festival toplum noktasında amacına önemli ölçüde ulaştı.'' dedi.



''ANTALYA GASTRONOMİ TANITIMINDA EKSİK''

Amaçları'nın İngiltere'den Japonya'ya kadar meze yapan işletmeleri Türkiye'de buluştımak olduğunu belirten Sözen, ''Bugün 10 bin 20 bin meze reçetesi yapılabilir. Deniz mahsülünden meyveye kadar her şeyin mezesi yapılabilir. Bu alan adeta sonsuz. Antalya gastronomi noktasında, belki içerik olarak değil ama, tanıtım olarak eksik. Antalya bu tip festivallerle doğu ile batıyı buluştırduğu noktadaki konumunu vurgulamış olacak. Yöre olarak sebzede ve süt ürününde güçlü bir nokt. Sadece pazarlama noktasında eksiklikler olabilir. Ama bu artık bir misyon. Uluslararası turizmde gastronominin yeri her geçen gün daha da artıyor ve destinasyon seçim kriterinde yatak konforunun önüne geçmiş durumda.'' şeklinde konuştu.

 

 

319
Okunma